Hosgeldiniz: Yalnız Kurt - Yüzde Yüz TÜRK Olduğun Gün Cihan Senindir ...
 Destekliyorum

Radyo Ülkümüz

okAnasayfa
okTürk Tarihi
okTürk Soyu
okBozkurt
okTuran Eller
okTürk Büyükleri
okTürk Destanları
okAltın Nasihatlar
okNevruz
okBelgeseler
okTürk Müziği
okResim Albümü
okBağlantılar
okİletişim Formu
okBizi Tavsiye edin
 Ülkücü Hareket

15 Nisan Tandoğan ...

okBaşbuğ...
okMHP....
okŞehitlerimiz
ok12 Eylül..
okDokuz Isık
okÜlkümuz
ok3 Mayıs
okÜlkü Ocakları
ok3 Hilalin Hikayesi
okÜlkücüye Mektup
 Üye Bölümü

Üyelik

okKayit Ol
okHesabınız
okÇıkış
okHaber Ekle
okHaber Arşivi
okKünye
 Ülkücüye Nasihatlar

Galip Erdem

okÜlkücü Olabilmek
okMilliyetçilik
okÜlkücülüğün....
okAtalarımızın....
okDündar Taşer'in...
okHunların...
 Fikir Yazıları
Turan Şairi
Ergeş Uçkun


CKMP-MHP-MÇP
ve Alparslan Türkeş


Milliyetçi Hareket
ve Kıbrıs Politikası


İsmail Bey Gaspıralı

3 Mayıs olayları ....

Irak Türklerinde,
Dil Kültür Edebiyat..


Türk Nesline
Sahip Çıkmak


Hapishaneler,
Diktatörler, Acı olaylar


Kırım Türkleri'nin
Millî Mücâdelesi


Türklerde Havacılık

Büyük Türk Mizah
Ustası Nasreddin Hoca


Orhon Kitabeleri

Zaferler Ayı

18 Mart 1915
ve Mehmetçik


Altinordu Devleti
ve Tatarlar


Alparslan, Malazgirt
ve Türk Ordusu


Selçuklularda Kültür
ve Medeniyet


Eklemeler Devam
Edecektir


 Muhsin Yazıcıoğlu

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum. Durun kapanmayın pencerelerim. Güneşimi kapatmayın. Beton çok soğuk, üşüyorum…
 Mecliste Bir Bozkurt

Mecliste bir Bozkurt

 Kimler Bağlı
Lütfen TÜRKÇE Rumuz
Kullanimina Dikkat Edelim !
Rumuz
Sifre
(Kayit ol)
Üyelik:
Son Üye: yavuz_45
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam Üye: 1105

Su An Bagli:
Misafir: 42
Üyeler: 0
Toplam: 42
 Selâm Olsun

okOsman Batur
okI.Yusuf Alptekin
okEnver Paşa
okAta Hayrullah
okElçi Bey
okNejdet Koçak
okIsmail Gaspirali
okM. Akif Ersoy
 Kahramanlar
okAbdullah Çatlı
okDündar Taşer
okGün Sazak
okH.Nihal Atsız
okOzan Arif
okHaluk Kırcı
 Kahramanlar

İsimsiz Kahramanlar

Kahraman, /F.İ./ Yiğitlik gösteren cesur kimse, yiğit, bahadır, alp anlamlarına gelmektedir. Bu kavram iki kısma ayrılmaktadır. Biri bilinen tanınan, kitaplarda yer alan kahramandır. Diğeri, bilinmeyen, kayıtlarda - kuyutlarda ismi - cismi olmayan, ancak dost kalplerde vefalı gönüllerde bulunan kahramandır...
 Türkmeneli

Türkmeneli

Oğuzam Türk menem… Bayatlardan Türkmenem… Damarlarındaki asil kan Aslına çektiğin ırk menem… Yaprağın asılı dallar, Gövdeni taşıyan kök menem… Yolunu gözleyen yar Aşkınla çarpan yürek menem… Can içre canan bilmişem gavim gardaş, Nerdesen… Türkmeneli
 Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan Türkleri bugün ya sessizce eriyip tarih sahnesinden silinme veya top yekûn ayaklanıp kahramanca ölme gibi bir tercih ile karşı karşıya bırakılmışlardır "Gönül arzu eder ki, Türkistan meselesinin halledilmesi davasında öncülük şerefi, Türkiye'nin hakkı olsun".... Doğu Türkistan

 Kırım

Kırım

Pek çoğumuzun ‘Tatarlar’ olarak andığı Kırım Türkleri, bu günkü Kırım topraklarına, 9. ve 10. yüzyılda gelmeye başladılar. O tarihlerde ‘Kıpçaklar’ olarak biliniyorlardı. Rus kaynaklarındaki isimleri
‘Kumanlar’ idi...
 Türk Anaları

Türk Anaları

Dedi ki: Hüseyin... Dayın Şıbka’da, baban Dömeke’de ağaların da sekiz ay evvel Çanakkale’de yatıyorlar. Bak son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri körlenecekse sütlerim haram olsun, öl de köye dönme...Türk Anaları
 57. Alay

57. Alay

"Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rastgelinmemiştir. Kanaatinle, imanınla, itaatinle, hiçbir korkunun yıldırmadığı demir gibi pak kalbinle düşmanı nihayet alt eden gayretin için minnet ve şükranımı ifade etmeyi en aziz bir borç bilirim."
M. Kemal Atatürk.
.57. Alay
 Resim Albümü

4Nisan2010_121.jpg
4Nisan2010_121.jpg


4Nisan2010_122.jpg
4Nisan2010_122.jpg


4Nisan2010_123.jpg
4Nisan2010_123.jpg


4Nisan2010_120.jpg
4Nisan2010_120.jpg


4Nisan2010_131.jpg
4Nisan2010_131.jpg


4Nisan2010_141.jpg
4Nisan2010_141.jpg


4Nisan2010_140.jpg
4Nisan2010_140.jpg


4Nisan2010_139.jpg
4Nisan2010_139.jpg


4Nisan2010_138.jpg
4Nisan2010_138.jpg


4Nisan2010_137.jpg
4Nisan2010_137.jpg


4Nisan2010_136.jpg
4Nisan2010_136.jpg


4Nisan2010_135.jpg
4Nisan2010_135.jpg


4Nisan2010_134.jpg
4Nisan2010_134.jpg


4Nisan2010_133.jpg
4Nisan2010_133.jpg


4Nisan2010_132.jpg
4Nisan2010_132.jpg


4Nisan2010_130.jpg
4Nisan2010_130.jpg


4Nisan2010_129.jpg
4Nisan2010_129.jpg


4Nisan2010_128.jpg
4Nisan2010_128.jpg


4Nisan2010_127.jpg
4Nisan2010_127.jpg


4Nisan2010_126.jpg
4Nisan2010_126.jpg


 Kitaplar

okGönül Seferberliği
ok9 Işik ve Türkiye
ok12 Eylül Savunması
okÜlkücülük
okTürkçülüğün Esasları
okYollarin Sonu
okKan Fırtınası
okBabam Çatli
okÇanakkale Destani
okBugünde Ölmedim
 Tavsiye Siteler
Ülkem İlkem Ülküm

Başbuğ.net

Radyo Ülkümüz

Ülkü Birliği

Ülkü Eceleri

Türk Gündem

Yarım Elma Derneği

Türkmen Şanı

Ozan Arif

Bekir Akoğul

Bizim Sayfalar
 Milliyetçi Basın

Yeniçağ Gazetesi

Yeniçağ Gazetesi

Ortadoğu Gazetesi

Ortadoğu Gazetesi

İstiklal Gazetesi

İstiklal Gazetesi

Türkmen Şanı

Türkmen Şanı




Counter

29 Nisan 1951 Günes'in Söndügü Gün
OSMAN BATUR

Asıl adı Osman İslâmoğlu idi. Batur, O’na milletinin verdiği bir unvan, bir sıfattır. Kahraman ve cesur anlamındadır. O, bu unvan ve sıfatla özdeşleşmiş, böylece anılmaya hak kazanmıştır. Altay vilâyetindeki Köktogay bölgesinin Öndirqara mevkiinde doğdu. Altay Kazaklarından Orta halli bir çiftçi olan İslâm Beyin oğludur Göçebe Kazak hayatını yaşayarak büyüdü.

Dedesi din adamı idi. Arkadaşları gibi o da 10 yaşından çok önce usta bir binici ve iyi bir avcıydı. 12 yaşında Kazak Türklerinin büyük kahramanı Böke Batur, ondaki yeteneği görüp yanına aldı. Ona savaş taktiklerinin inceliklerini öğretti. Aynı zamanda Türkçülük ruhu ile Rus ve Çin kinini aşıladı. İki yıl sonra Böke Batur’un büyük yenilgisi oldu. Böke Batur, Osman’a; “Benim işim bitti, ama ileride Türk milletinin sana ihtiyacı olacak, benden ayrıl.” diye buyruk verdi....

 

 

 

 

Türküz dedik çekip çekip vurdunuz...
Bizi vurup bizden hesap sordunuz...
Ölümden öteye köy mü kurdunuz,
Korkumuz yok, korkumuz yok sizden...

Böke Batur yenilgiden sonra Türkiye’ye gelmek için Tibet’ten geçerken yakalandı ve başı kesilerek öldürüldü. 

Osman Beğ, 40 yaşına kadar doğduğu bölgede tarımla uğraşarak geçimini sağladı. 1940 yılında Çin zulmü dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Camilere tecavüz eden, Kur’an-ı Kerim’i yakan Çinlileri protesto eden Türkler, ‘isyancı’ oldukları bahanesiyle tutuklandı. Resmî makamlar, Türk’lerin ellerindeki silâhları toplamaya başladılar. Babası ve ailesinden bâzı kişiler, silâhlarını Çin askerlerine teslim ettiler. Osman Beğ, “ -Bu gün silâhımızı alanlar, yarın canımızı da alırlar. Ben silâhımı Çinlilere vermem. İstiyorlarsa ve güçleri yetiyorsa, gelip alsınlar !”

Dedi ve tek başına dağa çıktı. Savaştan başka kurtuluş yolu olmadığına inanıyordu. Başlattığı mücadele aynı gün destek gördü. Arkasından ilk gidenler arkadaşı Süleyman ve büyük oğlu Şerdiman oldu. Silâhını Çinlilere teslim eden babası İslâm Bey, oğlu için hayır duâlarını ve başarı dileklerini dile getirdi. Oğlunu koruması için Cenab-ı Allah’a duâ etti. Annesi

Ayça Hanım: “- Ben oğlumu bu günler için doğurdum. Çinliler asırlardır koyun boğazlar gibi biz Türk’leri öldürüyorlar. Bizim canımız, bizden önce ölenlerin canından daha kıymetli değildir. Bizden sonrakilerin yaşaması için oğlum, ben diğer çocuklarım ölmeye hazırız !” Diyordu.

Bundan sonra Osman BATUR’UN hayatı göçler, gizli tertipler ve baskınlarla geçti. Küçük akıncı toplulukları ile Çin ve Rus kuvvetlerini pusuya düşürür, öldürür ve kaçardı. Şöhreti kısa zamanda yayıldı. Cesur, şüpheci ve mağrurdu. İdealinden fedakârlık ettiği veya dostuna ihanet ettiği olmadı.

İkinci Dünya Savaşı’nın karışık günlerinde Doğu Türkistan Türkleri zulüm altında ezildiler. Osman, savaştan başka bir yol olmadığına inanmıştı. Yavaş yavaş Altaylar bölgesini Çinlilerden temizledi.

Bu sıralarda ona BATUR adını taktılar.  Kısa zaman içerisinde, etrafında gözü pek insanlardan bir mücâhit ordusu oluştu. Zelebay Telci, Nurgocay Batur, Kâseyin Batır, Canım Han Hacı, Süleyman Batır, Musa Mergen Aktepe, Sulibay, Ökürbay , Nogaybay, Ahid Hacı, Halil Teyci, Karakul Zalin... bu mücâhidlerden birkaçıdır. O artık, soydaşlarının Osman Batur’u idi.

Osman Batur ve silâh arkadaşlarının mücâdelesi, 1941 yılı Ekiminden 1943 yılı Temmuzuna kadar gerilla savaşı şeklinde devam etti. 22 Temmuz 1943’te Altaylar, Çinlilerden tamamen temizlenmişti. Altay Türkleri artık bağımsızdı. Bulgun’da yapılan bir törende Osman BATUR Altay Kazak Türklerinin Han’ı ilân edildi. Mücâdelesini sürdürdü. Altay Geçici Halk Cumhuriyeti Başkanlığına seçildi.

1944 – 1945 yıllarında, Tanrı Dağları’nın kuzeyindeki Doğu Türkistan Kazak Türkleri’nin yaşadığı bölgeleri de Çin istilâsından kurtardı. Sonra komünist ordunun baskılarıyla önce Altaylar sonra Tarbagatay dağları yavaş yavaş elden çıktı. 1945 yılının Ekim ayından 1947 yılının Şubatına kadar üç vilâyetten oluşan Doğu Türkistan hükûmeti’nin askerî ve mülkî âmiri olarak Vâli sıfatıyla görev yaptı. O’nu, Şubat 1947’den Eylül 1949’a kadar Doğu Türkistan Cumhuriyeti koalisyon hükûmetinin aslî üyesi olarak görüyoruz.

Aynı zamanda, Altay Vâliliği görevini de devam ettiriyordu. Bütün bu görevleri sırasında Çinliler ile silâhlı mücâdeleden bir an bile geri kalmadı. Çinliler, yönetimleri altında bulunan Türk’lerle meskûn bölgelerin birer birer elden çıkmakta olduğunu anlayınca, büyük bir ordu oluşturdular. Osman Batur ve beraberindeki mücâhidler, sayıca kendilerinden 10 kat fazla ve modern silâhlarla donanmış düzenli orduya karşı savaşa devam ettiler. 1949 yılında Osman BATUR daracık bir dağ bölgesine sıkışmıştı. Başlangıçta 30 bin savaşçı olan kuvveti 1950’de kadın ve çocuklar dahil 3-4 bine inmişti. Son sığındığı yer Gez Kurt bölgesiydi. Karakışta hayvanlar dağlarda barınamıyor, eteklere inmeye mecbur oluyorlardı.

1951 şubatında komünistler yine bir baskın hücumu yaptılar. Kazakların büyük bir kısmı yine baskından kurtuldu. Osman BATUR’UN kızı Azpay’la birlikte birçok kadın-kız komünistlerin eline geçti. Osman BATUR onları kurtarmak için bir geçitte 200 kişilik bir düşman birliğine tek başına hücuma geçti. Çok sayıda düşmanı öldürdü. Ancak cephanesi bittikten sonra Kamambal Dağı’nda yakalandı.

Tung-Huang şehrine götürüldü. Ellerinden ve ayaklarından zincirlerle bağlanarak zindana atıldı. Her gün kesintisiz işkence görüyor, kendisine yardımcı olan Türk’leri ele vermesi için sıkıştırılıyordu. Çeşitli işkencelerden sonra bir atın üzerine bindirilip “Türkistan’ı, Çinlilerden kurtaracağım diyen adamın hâline bakın” diyerek sokak sokak dolaştırdılar. Bu hâlde bile son sözleri, bağımsızlık için mücadele edenlerin yolunu aydınlatacak bir meş’ale idi:

Osman BATUR her sokakta “Ben ölebilirim ama, dünya durdukça benim milletim mücadeleye devam edecek” diye haykırdı. Çinliler, işe yarayacak bilgi alamayacaklarını anlayınca Osman Batur’u göstermelik bir mahkemeye sevk ettiler. Mahkeme, önceden verilmiş kararı, 19 Nisan 1951 tarihinde açıkladı: “Devrim düşmanlığı suçundan idam...”


Osman Batur idama götürülürken 29 Nisan 1951 Urumçi

Karar, 29 Nisan 1951 tarihinde önce kulaklarını, sonra kollarını keserek Urumçi’de kurşunlanmak suretiyle şehit ettiler.

KİŞİLİĞİ

Osman Batur 1,85 boyunda, iri gövdeli bir insandı. Kısa ve kalın boynu, siyah saçları, yarı kapalı denecek ölçüde kısık gözleri vardı. Kaşlarının arası kırışıktı. Çok az konuşurdu.

Kudret ve kötü tâlih şahsiyetinde birleşmişti. Daha 10 yaşında iken usta bir binici ve iyi bir avcı olmuştu. 12 yaşına geldiğinde Kazakların büyük kahramanı Böke Batur’un dikkatini çekti. Böke Batur O’nu himâyesine aldı. İyi bir silahşor, usta bir dövüşçü olarak yetişmesine katkıda bulundu. Sonra çete savaşlarının inceliklerini öğretti.

Rusların ve Çinlilerin, soydaşlarına yaptığı işkenceleri görüp yaşadığı için Rus ve Çin milletinden nefret ediyordu. Böke Batur’un telkinleriyle bu nefret, şuurlu bir inanca dönüştü. Dedesi dolayısıyla iyi bir Müslüman olarak yetişmişti. İslâmiyet’in komünizmle bağdaşmadığını anlamakta gecikmedi. Böke Batur, öğrencisinin yetiştiğine inandığı gün:

“- Benim sana verebileceğim başka bir şey kalmadı. Benim işim bitti. Artık bana ihtiyacın olmayacak. Fakat milletimizin sana ihtiyacı var.” Dedi. Osman Batur, hayatı boyunca kendisine ihtiyacı olanlar için mücâdele etti. Hayatı, bu mücâdele ile dolu olarak yaşadı ve inandığı ülkü uğruna can verdi. Mekânı Cennettir inşallah.

Kazaklar ve Uygurlar Osman Batur’u hiç unutmadılar. Dünya durdukça unutmayacaklar. “Bize sen ruh ve şuur verdin, hürriyet aşkını sen bize öğrettin. Ey büyük kahraman ! senin yolundan gidecek azimli kahramanlar yetiştireceğiz.” Diyerek O’nu anıyorlar. Adına şiirler yazılıyor, anma günleri düzenleniyor. Osman Batur, yeni ve genç Osman Batur’ların bedeninde yaşamaya devam ediyor.

Çinliler, Altay Türkleri’nin millî kahramanı Osman Batur’u işkencelerden sonra şehit etmekle ancak, bir büyük kahramanın aziz bedenini ortadan kaldırabilmişlerdi. Bağımsızlık düşüncesini, Türk’lerin bağımsızlık için mücâdele azmini yok edemediler. Edebileceklerini zannedip işkence ve zulümlerini sürdürdüler. Osman Batur’un tek erkek kardeşi Delihan İslâmoğlu, istiklâl için giriştiği savaşta esir alınarak şehid edildi. Osman Batur’un ikinci hanımı, üç oğlu ve beş kızı da esir alındı. 18 yaşındaki kızı Kabiyra ile 14 yaşındaki oğlu

Baybolla, anneleri Mamey’in gözleri önünde doğranarak şehid edildi. 11 yaşındaki oğlu Kariy ve 9 yaşındaki kızı Sapiyan, 20 metre derinliğindeki kuyuya diri diri atıldı. Evlâtlarına yapılan bu zulme, işkenceye ve katliama dayanamayan Mamey Hatun, aklını kaybetti ve olay yerinin yakınındaki nehrin azgın sularına kendini attı. Osman Batur’un; Şerdiman, Nimetullah ve Nebî isimli oğulları, babalarının şehit edilmesinden sonra da bağımsızlık savaşını devam ettirdiler.

Her Türk 29 Nisanlarda Osman BATUR’U rahmet ve şükranla yad etmeli ve onun mücadele azmini kendisine şiar edinerek, gelecek nesillere aktarmalıdır.

Mehmet EMİN diyor ki;

Ey atamın huzurunda dize gelen alçak nesil
O alnında taşıdığın ejder başlı tunç tolganla
Kadın gibi ağladığın zamanları bir hatırla
Bir cehennem olmuş olsan seni kanla söndürürdüm
Her kim benim Türk ruhuma dokunursa ona ölüm!

Osman BATUR;  ruhun şad olsun.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Vedat ÇINAROĞLU - Oğuz ÇETİNOĞLU

 

 Ülkücü tavır

Devlet adamı ve Lider olabilmek ....

 Şehitlerimiz

Hazıran ayı Şehitlerimiz ....

 Köse Yazarlar

YamanTürk

YamanTürk

Sadun Köprülü

Sadun Köprülü

Ilhan Esen

Ilhan Esen

Y.Z.Arpacik

Y.Z.Arpacik

Osman Öcal

Osman Öcal

Kadir Durak

Kadir Durak

Müge Karahanli

Müge Karahanli
 Uyan Türkoğlu

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı, Türk Irkı’nın Zaferidir

 Asil Türk Milleti

Asil Türk Milleti

Şeyhinin talimatıyla sözde hukuk adına iş yapanlara, yolları Diyarbakır’dan geçirenlere, realiteleri tanıyanlara, katillere ovalarda siyaset yaptıranlara....
 Şehitler Ölmez

Şehitler Ölmez

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir, Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir. Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir; Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir. Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşar adım gitmeli onların arkasından..

 Ermeni Gerçekleri

Ermeni Gerçekleri

Tarih Türklere karşı yapılan soykırımlarla doludur. Biz Türkler ağıt yakmayı bilmediğimiz (veya bunu yapmadığımız için) hiçbir zaman bize karşı yapılan soykırımları, zulümleri tarih yaddaşımıza kazımamış,
çabuk unutmuşuz..
..
 Pkk Gerceği

Pkk Gerceği

Başına çuval mı geçirdiler ey Türk Milleti !.. Gittiğin yeri görmüyor gibisin.. Uçuruma ramak kalmış, sen farkında değilmiş gibisin.!. Dağdaki teröriste “eve dönüş” yasasını bir çırpıda çıkarıp şehre indiren bu “iyi müslüman” lar senin “baş örtünü” kanun yapmak için kaç milletvekili daha isteyecekler
senden ....?
Pkk Gerceği
 Yahuda

Yahuda

Şırnak'ta pusu: 13 şehit! Köye baskın: 14 şehit! Dağlıca'ya baskın; 12 şehit! Siyasi otorite yüzünden geçikmiş bir harekatta 27 şehit! Tıpkı dün gibi... Kim düşürüyor bizi bu hallere kim, aklınıza gelmiyor mu bu soruyu sormak ?.. Yahuda
 Dinlerarası Diyalog

Dinlerarası Diyalog

Dinlerarası Diyalog süreci çok daha eskiye dayanır. Ayrıca belirtmek gerekir ki bizzat Risale-i Nur müellifi, misyonerlerle Nurcular arasında işbirliğinin gereğine işaret etmiş, bu çerçevede Papalık ile mektuplaşmıştır...
 Narcılar

Milliyetcilik aids ve sarstan tehlikeli bir hastalikmis

Herkül Millas’ın alçakça tecâvüzünden sonra artık bir kez daha anlaşılmıştır ki, bizim bu köşede sık sık belâsına dikkat çekmek mecburiyetinde kaldığımız Hocaefendi’ye de bir yanına ermeni, öte yanına
Rum Patriği’ni
.
 At kadar Olamadık

At kadar Olamadık

 Arşiv'den
24.07.10
· SONUNA KADAR HAYIRRR !.... (0)
· EVET’Çİ ”ESKİ ÜLKÜCÜLER” ..... (0)
22.07.10
· Bir Hayır Yeter Türkiyem .... (0)
21.07.10
· Başbakan mektubu neden sansürledi ? .... (0)
20.07.10
· Şehit Pehlivanoğlu'nun babası: ''HAYIR'' diyeceğiz .... (0)
· Ülkü Ocakları'ndan Erdoğan'a sert cevap ..... (0)
· Referandumun hedefi Türk kimliği (0)
12.07.10
· ÇIRPIN EY KARADENİZ !.... (0)
09.07.10
· GÖKLERİN GONCASI ..... (0)
05.07.10
· “5 Temmuz Ürümçi Katliamı”nın 1. Yılında da Aynı Nakara (0)
· Başbağlar katliamı ...... (0)
· ÇİN’İN URUMÇİ KATLİAMI ANKARA’DA PROTESTO EDİLDİ . (0)
· Hun Türklerinde Çin Açılımı ..... (0)
· TERÖR ....... (0)
· Ülküler Ülkemin Ufkunu Tüllendirmiş ..... (0)
01.07.10
· Bozkurtların Uykusu ..... (0)
· YAŞASIN ÖLÜLERİMİZ, ÖLSÜN YAŞAYANLARIMIZ .... (0)
· HAYME ANANIN ASIRLIK ÖĞÜTLERİ YOL GÖSTERİYOR ! (0)
29.06.10
· TAŞ ATAN ÇOCUK OLMAK İSTİYORUM !.... (0)
· BU NE PERHİZ BU NE TURŞU ..... (0)
24.06.10
· AÇILIM DA AÇILIM ...... (0)
22.06.10
· GOKLERE ATILAN IMZA ..... (0)
21.06.10
· Bütün yollar Kandil’e çıkıyor !..... (0)
· YETER ARTIK !..... (0)
19.06.10
· ALLAH BU MİLLETE FERASET VERSİN .... (0)
· KANDAN BESLENEN KRAVATLI HAİNLER ... (0)
· Hakkari Şemdinli'de askeri birliğe saldırdı, 10 şehit . (0)
· SONSUZ KAVGA ..... (0)
18.06.10
· MANAS , KAN AGLARKEN ..... (0)
16.06.10
· İÇİŞLERİ BAKANI NİYE CENAZELERDE YOK ..... (0)

Eski Haberler
 YalnizKurt

YalnizKurt Yayın Grubu

 Son Başbuğ

Başbuğ Alparslan Türkeş

Kara Eylül

 İstatistik
su ana kadar
9289255
sayfa izlenimi aldik.

© 2002 - 2008 www.Yalniz-kurt.com
E-Posta Adresi: yalnizkurt@yalniz-kurt.com Tüm Hakları Yüce Türk Milletine Aittir
''Üste gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir'' Ey Türk Titre Ve Kendine Dön


Gösterilme süresi 0.142 saniyede, 27 kota