Derin Noktalar

Seksen Üçüncü Bölüm: 25.01.2005 tarihli haberde, Irak Türkmenleri, koşulları içinde değerlendirdikten sonra 30 Ocak’ta yapılacak seçimlere katılma kararı aldı. Yapılan açıklamada, “Türkmenler, Irak’ın asli ve kurucu unsuru olarak meydanı boş bırakmayacak ve oyuna gelmeyecektir. Her ne pahasına olursa olsun seçimlere girecek ve bir kez daha kara gün dostu olduklarını göstereceklerdir” denildi. Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Faruk Abdullah, Türkmenlerin demokratik haklarını seçim sonrasında gündeme getireceklerini de söyledi. Türkmenler, Irak seçimlerine, biri Irak Türkmen Cephesi’nin diğeri Türkmen Milliyetçileri Hareketi’nin olmak üzere iki listeyle katılacak.Türkmen Cephesi, yerel seçimlere ise Musul, Erbil, Kerkük, Diyale, Selahaddin ve Bağdat şehirlerinde girecek.

Seksen Dördüncü Bölüm: 25.01.2005 tarihli haberde, Rusya, Suriye’yi uluslar arası terörizmi desteklemek ve Irak’taki Amerikan karşıtı direnişçilerin sınırlarından geçmesine göz yummakla suçlayan ABD’yi eleştirerek, ABD’nin bu tutumunun bölgedeki durumun daha kötüye gitmesine neden olduğunu belirtti.Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov “Suriye’nin durumu bizi endişelendirmektedir.Zaten kriz olan bir bölgede tansiyonu daha da arttıracak bir tutum içine girmemek önemlidir.Endişe verici bir durum varsa görüşmeler yoluyla çözümlenmesi gerekir.Tehdit dolu ifadeler durumun daha da kötüleşmesinden başka bir işe yaramaz” dedi.

Seksen Beşinci Bölüm: 25.01.2005 tarihli haberde, 30 Ocak’ta yapılacak Irak seçimlerinde Kürt göçmenlerin oy kullanmasına izin verilmesini protesto eden Birleşik Arap Cephesi, Kerkük’teki seçimlere katılmayacaklarını açıkladı. Son aylarda Kerkük ve çevresine yerleşen 70 binden fazla Kürt’e oy hakkı tanınmasını protesto eden Araplar, bunların çoğunun Kerküklü olmadığını vurguladı.Kürt liderler, Kürt göçmenlere oy hakkı tanınmaması halinde, seçimleri boykot edebilecekleri tehdidinde bulunmuş, bunun üzerine ABD’li yetkililer ve Irak yönetimi, oy hakkı tanınmasını onaylamıştı.

Seksen Altıncı Bölüm: 26.01.2005 tarihli haberde, Kuzey Irak’taki PKK/Kongra-Gel varlığından duyduğu rahatsızlığı her fırsatta ABD’li yetkililere ileten Türkiye, şimdi ABD’den askeri güç gerektirmeyen önlemleri ivedilikle almasını bekliyor. Ankara, PKK’yı terör örgütü listesine alan ABD’nin, ısrarlı uyarılara rağmen şu ana kadar somut adım atmamasından rahatsız. Türkiye’nin Washington’dan beklentileri şöyle:

-Örgüt liderlerinin yakalanarak Iraklılara verilmesi ve Irak’ın bunları Türkiye’ye teslim etmesi

- Kuzey Irak’taki Mahmur kampının kapatılması.

Gözlemciler ise, Kürtleri yakın dost gören ABD’nin Ankara’nın isteklerine duyarsız davrandığını belirtiyor. ABD, Irak’taki direnişi gerekçe göstererek şu aşamada PKK’ya karşı önlem almanın öncelikli bir hedef olmadığını ifade etmişti. Türkiye, ABD ve Irak arasında 11 Ocak’ta Ankara’da yapılan üçlü güvenlik toplantısından da Türk tarafını tatmin edici nitelikte bir karar çıkmamıştı. Üç ülke PKK ile mücadelede istihbarat paylaşımına dair mekanizma kurulması konusunda görüş birliğine varmışlar, ancak Türkiye, ABD’den somut adım sözü alamamıştı. Bu dönemde PKK/Kongra-Gel’e karşı askeri operasyon yapılmasına soğuk bakan ABD, Kuzey Irak’ta istikrarsızlık ortamı yaratma kaygısını Türk tarafına iletmişti.

Seksen Yedinci Bölüm: 26.01.2005 tarihli haberde, Irak’ın Musul kentindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) bürosunun yakınlarında bir patlama meydana geldiği bildirildi. Irak’ın kuzeyindeki Musul kentinin güneybatısında, Irak Kürdistan Demokrasi Partisi’nin bürosuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Parti yetkilisi Mehdu El Harki, Musul’un 5 kilometre kadar güneybatısındaki Sincar kasabasında bulunan büroya düzenlenen saldırıda ölen ve yaralananların yanı sıra parti binasında büyük hasara yol açtığını söyledi.

Seksen Sekizinci Bölüm: 26.01.2005 tarihli haberde, Adalet Bakanlığı, Almanya’da gözaltına alınan terör örgütü PKK/Kongra-Gel’in sözde başkan yardımcısı Remzi Kartal’ın iadesini istedi.Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Son dönemde Avrupa’da terör suçlarına karşı bir hassasiyet var. Kartal’ın iade edileceğini umuyorum” dedi. Çiçek, PKK’lı Remzi Kartal’ın Türkiye’ye iadesi için gereken hukuki prosedürün başlatıldığını söyledi.Kartal’ın “Suçluların iadesine ilişkin anlaşma” uyarınca isteneceğini kaydeden Çiçek, “Ancak kimi ülkeler Türkiye’nin suç kabul ettiği unsurları suç olarak görmüyor” diye konuştu. 28.01.2005 tarihli haberde de, Alman Federal Başsavcılığı, kapatılan DEP’in eski milletvekillerinden ve terör örgütü PKK/Kongra-Gel’in sözde üst düzey isimlerinden Remzi Kartal’ın, Belçika’ya iadesinin gündemde olmadığını bildirdi. Karlsruhe kentindeki federal başsavcılığın bir sözcüsü, Türk hükümetinden Kartal’ın iadesi konusunda henüz bir talep gelmediğini ifade ederek, “Mahkeme, Türkiye’den bir talep gelene kadar Kartal’ın tutuklu kalıp kalmaması gerektiği konusunda karar verecek” dedi.

Seksen Dokuzuncu Bölüm: 27.01.2005 tarihli haberde, Amerika’nın New York Tımes gazetesi, Irak’ta Pazar günü yapılacak seçimlerin Kerkük’te bir etnik savaşı tetikleyebileceğini yazdı. Gazeteye göre; Uluslar arası Kriz Grubu tarafından hazırlanan bir raporda, seçimlerde Kürtlerin şehir konseyinde çoğunluğu ele geçirmeleri durumunda Kerkük’ün patlamaya hazır bir bombaya dönüşeceği ve sonucun şehrin Türkmen nüfusunu korumak isteyen Türkiye’yi müdahaleye itebileceği görüşü dile getirildi.Türkiye’nin de Kerkük’le ilgili uyarılarda bulunduğuna dikkat çeken gazete, Kürt partilerin bölge ve ülke dışındaki Kürtleri şehre taşıyarak seçimleri etkilemeye çalıştıkları görüşüne yer verdi.

Doksanıncı Bölüm: 27.01.2005 tarihli bir haberde, Irak’ın Musul kentinin güneybatısındaki Sincar kasabasında, Irak Kürdistan Demokrasi Partisi’nin bürosu önünde bomba yüklü bir kamyonla düzenlenen intihar saldırısında en az 15 kişinin öldüğü, 30 kişinin de yaralandığı bildirildi. Sincar Belediye başkanı Dekil Kasım Hassun, “Bir ton TNT taşıyan bir kamyon, IKDP binası önünde infilak etti” dedi. Hassun, binanın büyük bir bölümünün havaya uçtuğunu kaydetti.

Doksan Birinci Bölüm: 28.01.2005 tarihli haberde,İngiltere de yayınlanan Independent gazetesi, Kürtlerin, Irak ta Saddam ın devrilmesi ile istediğini alan tek grup olduğunu yazdı. İşgalden hemen önce Amerika, Türklerin, bir kuzey cephesi açmasına karşılık olarak, Irak taki Kürdistan ı işgal etmesi senaryosunu uygulamaya hazırdı. Türkler öneriyi reddedince Amerikalılar da Kürtlere dayanmak zorunda kaldı diyen gazete şöyle devam etti: Kürtler, bağımsız bir devlet ilan etmenin tehlikelerine uğramadan bağımsızlığı fiilen yaşıyor. Amerikalılar da Irak ta böyle bir müttefiki terk etmez. Financial Times a demeç veren Erbil deki Kürt yönetiminin başbakanı Neçirvan Barzani de, Kerkük konusunda taviz vermeyeceklerini söyledi. Türkiye nin uyarılarına dikkat çeken gazete, Bu durumda seçimden sonraki haftalarda gerginlik kaçınılmaz ifadesini kullandı. Barzani, Amerika ve İyad Allavi nin Kerkük sorununu zamana bırakarak çözebileceklerini düşünmekle hata ettiğini savundu. Kerkük teki hassasiyetimizi ne Bağdat, ne de Washington kavradı diyen Barzani, Bu, Kürtlerin taviz vermeyeceği bir konu diye konuştu.

Yine aynı tarihli bir başka haberde de Irak taki seçimlere 2 gün kala Türkiye Irak halkına ve uluslararası topluma sağduyu çağrısında bulundu. Dışişleri, Irak taki siyasi süreci ve iç barışı olumsuz etkileyebilecek gelişmelere karşı duyarlı olunması uyarısını yaptı. Geçici Irak Yönetimi ne de çağrı yapılan açıklamada şöyle denildi: Irak halkının siyasi liderlerini, Irak taki koalisyon güçlerini, Birleşmiş Milletler Örgütü nü ve genelde uluslararası toplumu, mevcut şartlardan kaynaklanabilecek pürüzlerin, siyasi süreci tehlikeye düşürebilecek ve Irak ta iç barışı olumsuz etkileyebilecek boyutlar kazanmadan giderilmesi konusunda etkili önlemler almaya çağırıyoruz

Doksan İkinci Bölüm: 30.01.2005 tarihli haberde, Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani, Kuzey Irak ta Bağımsız bir Kürt devleti kurulacak dedi. Salahaddin de ki karargâhında soruları cevaplayan Barzani, Kerkük le ilgili bir soru üzerine, Kerkük kimliği Kürt olan bir Kürt kentidir. Ne Türkiye nin, ne de başka bir ülkenin Kerkük ya da Irak ın başka bir şehriyle ilgili bir şey söylemeye hakkı yoktur diye konuştu. Barzani şöyle devam etti: Söyledikleri bizi ilgilendirmiyor. Bu sözler bizi bağlamaz. Tehditlerle bu işler olmaz. Bağımsız bir Kürt devleti kurulacaktır, ancak ne zaman kurulacağını bilmiyorum. Seçimden sonra Kerkük halkının tercihi ortaya çıkacaktır. Halkın isteği doğrultusunda referandum yapılacaktır. Irak ın geleceğinden ümitliyim. Irak için en iyi çözüm federasyondur dedi.

31.01.2005 tarihli aynı habere ek olarak, Kuzey Iraklı Kürt lider, mutlaka Kürt devleti kuracaklarını söyledi ve ekledi: Türkiye nin, Kerkük ya da Irak ın bir başka şehriyle ilgili söz hakkı yok.... Irak ta seçimin yapılmasıyla birlikte Kerkük sorunu da yeniden ateşlenecek gibi görünüyor. Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani, seçim öncesi yaptığı ılımlı açıklamaları dün bir anda sertleştirdi. Selahaddin kentinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Barzani, Kerkük, kimliği Kürt olan bir Kürt kentidir dedi ve ekledi: Kerkük bir Kürt kentidir. Ne Türkiye nin, ne de başka bir ülkenin Kerkük ya da Irak ın başka bir şehriyle ilgili bir şey söylemeye hakkı var... Tehditlerle bu işler olmaz diyen Kürt lider, Kimin ne söylediği bizi ilgilendirmiyor. Bağımsız bir Kürt devleti kurulacaktır. Seçimden sonra Kerkük halkının tercihi ortaya çıkacaktır. Kerkük halkının isteği doğrultusunda referandum yapılacaktır dedi.

DEVLET KURACAĞIZ

Irak ın geleceğinden çok ümitli olduğunu, seçim sonrası demokratik ve federal bir Irak oluşacağını, ancak en iyi çözümün federasyon olacağını vurguladı. Tam olarak zamanını bilmese de mutlaka bir Kürt devleti kurulacağını da sözlerine ekledi. Erbil deki Kuzey Irak Kürt yönetiminin Başbakanı Necirvan Barzani, Kürt halkını devrik lider Saddam ın Kerkük e yerleştirdiği Araplar ın yerine kent yönetimini kontrol altına almaya çağırdı. Financial Times da yer alan habere göre Başbakan Barzani, Kerkük ün tarihi ve coğrafi olarak Kürdistan ın bir parçası olduğunu, Saddam döneminde kente gelenlerin geri dönmesi gerektiğini söyledi.

Doksan Üçüncü Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, Irak ın Kerkük kentinde yayın yapan, Türkmeneli Televizyonu nu saldırıya uğradı. Bağdat Yolu üzerinde bulunan ve uydudan yayın yapan televizyona, TSİ 23.00 sıralarında 4 ayrı noktadan silahlı saldırı düzenlendi. Noktalardan birinde polis aracından ateş açıldığı vurgulandı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, binada hasar meydana geldi. Olayın ardından bölge güvenlik görevlilerince kontrol altına alındı.

Doksan Dördüncü Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, Irak Türkmen Cephesi (ITC), Saddam Hüseyin rejimi döneminde Kerkük ten çıkarıldığı ileri sürülen Kürtlerin kente dönerek bugünkü seçimlere katılmalarına izin verilmesi kararıyla birlikte, Türkiye ve İran dan çok sayıda Kürt ün oy kullanmak için Kerkük e getirildiğini bildirdi. ITC nin Kerkük teki liderlerinden Yavuz Ömer Adil, ABD nin The Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye ve İran dan çok sayıda Kürt, seçimlere katılmak üzere Kerkük e geldi. Bu, etnik çatışmalara ve Irak ın bölünmesine yol açacak bir gelişme dedi. Adil, Dolayısıyla biz Türkmenler ve Araplar, Irak ı birleştirmek ve Kerkük ün Irak ın parçası olarak kalmasını sağlamak için kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz diye konuştu.

Irak Seçim Komisyonu nun Kürtleri kayıran kararından dolayı Kerkük seçimine katılmayacağını hafta başında açıklayan Birleşik Arap Cephesi nden Ahmet Obeydi de Sünni Araplar, bu seçimlerin sonuçlarını haksız ve gerçek dışı kabul ediyor. Bu seçimlerde Araplar ve Türkmenler, kenarda bırakılıyor dedi. Kürtlerin kentin kontrolünü ele geçirmek için yoğun çaba gösterdiğini yazan The Washington Post, Kerkük te 1957 yılında yapılan son nüfus sayımında, kent sakinlerinin yüzde 40 ının Türkmen, yüzde 35 inin Kürt olduğu, geriye kalanların da Araplar, Asuriler, Museviler ve Ermenilerden oluştuğu sonucunun çıktığını ifade etti.

Doksan Beşinci Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani, Iraklı Kürtlerin, seçimle işbaşına gelecek yeni hükümette devlet başkanlığı veya başbakanlık istediğini bildirdi. Talabani, CNN televizyonunda katıldığı bir programda, Irak seçimlerini değerlendirdi ve Seçimlerden çok memnunuz. Cesur Amerikan askerlerine teşekkürler. Iraklı Kürtler yeni hükümette iki pozisyonu istiyor. Ya devlet başkanlığı ya da başbakanlık. Ancak buna ulusal meclis karar verecek dedi. Irak ta devrilen Saddam Hüseyin yönetimi için En kötü diktatörlük ifadesini kullanan Talabani, Kürt bölgesel hükümeti veya bölgesel Kürdistan çok ilerlemiş durumda. Irak ın başka bölümleri için örnek teşkil edebiliriz dedi. ABD nin ne zaman Irak tan çekileceği sorusuna karşılık ise Talabani, bunu ancak yıl sonunda koalisyon güçleriyle müzakere etmenin mümkün olabileceğini kaydetti. Talabani, Amerikan askerlerinin Irak tan çok yakın zamanda ayrılmasını istemediklerini de söyledi.

Doksan Altıncı Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, Kerkük için askerlerden sonra bir uyarı da Dışişleri Bakanı Abdullah Gül den geldi. Gül, Turkish Daily News gazetesinin sorularını cevaplarken, Irak ta etnik çatışma tehlikesine dikkat çekti. Irak ta etnik çatışma potansiyeli bulunduğunu belirten Gül, Bunun en yumuşak karnı Kerkük. Etnik çatışma kaos yaratır. Bölge bunun altından kalkamaz. Türkiye de buna seyirci kalamaz dedi. Gül ün sözleri özetle şöyle: Kerkük, Türkmen ağırlıklı bir yer. Ama Irak yönetimleri zaman zaman Türkmenleri, Kürtleri sürmüşler, başkalarını yerleştirmişler, ama Kerkük ün o kimliği silinememiş. Seçim, etnik çatışmayı tetikleyecek bir etki yaratabilir. Eğer akrabalarımız bu bölgelerde huzur içinde olmazlarsa, onlara haksızlıklar yapılırsa tarihten gelen sorumluluğumuzun gereğini yaparız.

Dışişleri Bakanı Gül şöyle devam etti: Türkiye Irak ın toprak bütünlüğünden yana. Türkiye tehditlerle hareket eden bir ülke değil. Ortaya çıkacak aşırılıklardan dolayı ortaya çıkacak başka boyutlu bir çatışma Irakı Allah korusun inanılmaz bir kaosun içine sokar. Bu bölge böyle bir sorunu çözemez. Türkiye bir bölge ülkesidir, tarihten gelen bir müktesebatı ve tarihten gelen bir sorumluluğu vardır bu bölgeye karşı dedi. 31.01.2005 tarihli bir başka haberde de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Wall Street gazetesine verdiği mülakatta, ABD nin PKK terörünü görmezden geldiğini söyledi. Gazete, Başbakan Erdoğan nın, ABD nin Türkiye yi tehdit eden Kürt terörizmine karşı harekete geçmemesinden şikayet ettiğini yazdı. Türkiye nin bu ay içinde Kürt göçü ve Kürt ayrılıkçı terörizmi konusunda ABD ve Irak ile üçlü istişareler yapmaya başladığını söyleyen Erdoğan, ABD nin yardımı olmaksızın önlemlerimizi alıyoruz dedi. Üst düzey bir Amerikalı yetkili ise, Türklerin endişelerini anlıyoruz, Türklere Irak ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini söylüyoruz dedi.

Bu bölümle ilgili olarak, Sayın Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül hazretleri bu demeçleri vermekte biraz geç kalmadılar mı sizce ve neden Irak taki seçimlerden bir iki gün önce açıklama yapıyorlar.Akılları sıra Türkiye nin bu konuya önem verdiklerini ve dikkat ettiklerini mi söylemeye çalışıyorlar.Beyler Atı alan Üsküdarı çoktan geçmek üzere! Sizde kalkmış giden atın arkasından laf söylemeye çalışıyorsunuz ayıptır.Bunun böyle sonuçlanacağını sizler daha işin başından itibaren bilmiyormuydunuz da şimdi kalkmış dikkat edilmesi hususunda söz söylemeye çalışıyorsunuz yazıktır. Sayın Abdullah GÜL ve Sayın Recep Tayip ERDOĞAN beyefendiler Irak taki seçimlere birkaç gün kala çıkmışlar Kürtler Kerkük te demografik yapıyı değiştirmeye çalışıyorlar diye Türk Milletine sözüm ona boş durmadıklarını göstermeye çalışıyorlar.Sizlere aylar öncesinden Türkmen Cephesi yetkilileri kaç kere söylediler kaç? Yoksa korktuğunuz bazı kesimler mi vardı da sesinizi çıkaramadınız?

Doksan Yedinci Bölüm: 31 Ocak 2005 tarihli haberde, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Müsteşarı Douglas Feith, sabah saatlerinde Ankara ya geldi. Feith, Ankara ya, ABD nin, Kürkük e karışmayın mesajını getirdi. Feith, Ankara daki temasları çerçevesinde önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile 1 saat 15 dakika görüştü.

KERKÜK MESELESİ IRAKLILAR TARAFINDAN ÇÖZÜLMELİ

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Feith, Kerkük le ilgili bir soruya verdiği cevapta, meselenin Iraklılar tarafından çözüme kavuşturulması gereken önemli bir konu olduğunu kaydetti. Bu sorunun sadece iki grubu değil, tüm Irakı ilgilendirdiğini kaydeden Feith, ülkenin birliği için Kerkük gibi problemlerin çözüme muhtaç olduğunu bildirdi. Başbakan Recep Tayip Erdoğan ın bir demecindeki, ABD nin Irak için belirlenen takvime uyması gerektiğine ilişkin ifadesi hatırlatılan Feith, Bizim bu konuda iki önemli mesajımız var. Biz Irak ta Iraklılara yardım için varız. İkinci mesajımız ise işimiz bitince Irak tan ayrılacağımızdır. Irak, Iraklılara aittir. Irak ın stratejik bir önemi de vardır. Iraklılara kendilerini savunmayı öğrettikten sonra buradaki görevimiz bitecektir şeklinde konuştu.

Feith, Gül ile olumlu geçen görüşmede, Irak tan Afganistana kadar güvenlik konularını ele aldıklarını da söyledi. Türkiye ile ABD arasındaki NATO da dahil pek çok alandaki ilişkileri bir kez daha karşılıklı olarak görüştüklerini belirten Feith, Afganistan daki terör faaliyetlerine karşı NATO nezdinde yürütülen ortak işbirliğini ve Türkiye nin katkılarını ele aldıklarını söyledi. Ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Feith e, Irak Savaşı öncesinde bölgede kitlesel imha silahlarının bulunduğuna dair iddiaların öncüsü olduğu hatırlatılarak, savaş sonrasında Irak ta tek bir kitlesel imha silahının bulunmamasıyla edinilen istihbaratın yanlış olduğunun ortaya çıkması üzerine bundan sonra ABD nin tavrının ne olduğu soruldu. Feith, savaştan önce ABD nin Irak ın tüm dünya için bir tehlike olduğu üzerinde durduğunu, Irak ın, operasyondan önce İran la yaptığı savaş başta olmak üzere pek çok kez bu silahları kullandığını hatırlattı.

Saddam yönetiminin zamanında bir kitlesel imha silahı programının varolduğunu tüm dünya kamuoyunun bildiğini ifade eden Feith, o dönemde tüm ulusların bu silahların ortadan kaldırılması konusunda Saddam a baskı yaptığını hatırlattı. ABD nin işaret ettiği tehlikenin Irak ın geçmişinde ve bu ülkenin terörizme destek vermesinde yattığını belirten Feith, Saddam rejiminin devrilmesi ile dünyanın artık daha güvenli hale geldiğini kaydetti. Dün Irak ta seçimlerin gerçekleştiğini hatırlatan Feith, Irak halkının bu seçimlere can güvenliği tehdidine rağmen katılarak oy vermesinin büyük bir gelişme olduğuna dikkat çekti.

İRAN A KARŞI NÜKLEER İŞBİRLİĞİ TEKLİFİ

Öte yandan diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Feith aracılığıyla ABD yönetimi Türkiye ye, yürütülen işbirliği çerçevesinde nükleer silahlanmaya karşı ortak tavır alma teklifi sundu. Feith, bu konuyu dile getirdiği görüşmede Gül e Washington yönetiminin, Türkiye ve ABD nin konu hakkındaki görüşlerini ortaya koyan ortak bir girişimde bulunma teklifini sundu. Gül ise bu konuda gerekli çalışmaların başlatılacağını Feith e iletti.

Doksan Sekizinci Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, Kürt aşiret lideri Celal Talabani, Iraklı Kürtlerin, bugünkü seçimle işbaşına gelecek yeni hükümette devlet başkanlığı veya başbakanlık istediğini açıkladı.. Talabani, CNN televizyonunda katıldığı bir programda, Irak seçimlerini değerlendirdi ve Bugün tarihi bir gün. Çok memnunuz. Cesur Amerikan askerlerine teşekkürler dedi. Talabani, yeni Irak hükümetinde devlet başkanı veya başkan yardımcılarından biri olup olmayacağı sorusu üzerine, Iraklı Kürtler yeni hükümette iki pozisyonu istiyor. Ya devlet başkanlığı ya da başbakanlık. Ancak buna ulusal meclis karar verecek diye konuştu.

Irak ta devrilen Saddam Hüseyin yönetimi için En kötü diktatörlük diyen Talabani, bundan sonraki adımın, ülkede terörizmi ortadan kaldırmak için kapsamlı bir plan olması gerektiğini kaydetti. Talabani, Kürt bölgesel hükümeti veya bölgesel Kürdistan çok ilerlemiş durumda. Irak ın başka bölümleri için örnek teşkil edebiliriz diye konuştu. ABD nin ne zaman Irak tan çekilmesi gerektiği yönündeki soruya karşılık Talabani, bunu ancak yıl sonunda koalisyon güçleriyle müzakere etmenin mümkün olabileceğini kaydetti. Talabani, Amerikan askerlerinin Irak tan çok yakın zamanda ayrılmasını istemiyorum dedi.

Doksan Dokuzuncu Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, Uluslararası Göç Örgütü nün Irak seçimleri için hazırladığı yurt dışı tanıtım kitapçıklarında, Irak Türkmenleri Cephesi nin amblemine yer verilmediği belirlendi. Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı, bunun Irak ın tarafsızlığını yitiren Kürt Dışişleri Bakanı nın talimatıyla gerçekleştiğini öne sürerek, seçimlerin iptaline yol açabilecek bu haksızlığı uluslar arası platformlarda dile getireceklerini açıkladı. Ahmet Muratlı yaptığı açıklamada, yurt dışında yaşayan Irak vatandaşlarının bilgilendirilmesi için Ürdün de basılan ve seçime katılan 111 kuruluşun adı, amblemi ve adaylarının yer aldığı tanıtım kitapçıklarında Irak Türkmenleri Cephesi nin amblemine yer verilmediğini bildirdi.

Muratlı, IOM un Türkiye de dağıttığı kitapçıklarında ise bu kusurun, Irak Türkmenleri Cephesi ni gösteren bir etiket iliştirilerek kapatılmaya çalışıldığını belirtti. Hatanın basit bir kusur olmadığı ve özürle geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Muratlı şöyle dendi: Irak Türkmenleri Cephesi, bu konuda bir kasıt olduğunu ve bunun Irak ın Kürt Dışişleri Bakanı nın talimatıyla gerçekleştirildiğini belirlemiştir. Türkmenleri hor gören ve hatta yok sayan bu davranış, dünyanın neresinde olursa olsun bir suçtur. Dergiyi basan IOM da bu suça ortak olmuştur. Bu konu, demokratik ülkelerde seçim iptali nedenidir. Irak Türkmenleri Cephesi, bu haksızlığı, ulusal ve uluslararası platformlarda dile getirecek ve ihmali görülenlerin de açıklanması ve cezalandırılmasını isteyecektir dedi.

Yüzüncü Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, İngiliz Guardian gazetesi, dünkü sayfalarında Kuzey Iraklı iki Kürt liderin anlaşmazlıklarını bir kenara bırakıp iktidar hesapları için nasıl işbirliği yaptığını anlatan bir makale yayımladı. Gazetenin haberine göre Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYP) lideri Celal Talabani, seçim öncesi anlaşma yoluna gitti. Barzani, Talabani yi Irak devlet başkanlığı konusunda destekliyor. Talabani de ona Kuzey Irak bölgesinin başkanlığı için destek veriyor. Gazete, Kürtlerin meclise 75 milletvekili sokmaları beklendiğini yazdı. Şiilerin de Kürt bir lider olmasına destek verdiği belirtildi. Kerkük te son olarak 1957 de yapılan nüfus sayımına göre nüfusun yüzde 40 ı Türkmen, yüzde 35 i ise Kürt çıkmıştı. Şimdi ise binlerce Kürt ün yerleştirilmesiyle dengenin değiştiği sanılıyor. Zengin petrol kenti Kerkük ün statüsü Irak geçici anayasasında yer alan 58 inci maddeye göre belirlenecek. Araplaşma politikası yüzünden kenti terk edenlerin dönmesi sağlanacak, nüfus sayımı yapılacak, nihai karar kalıcı anayasada belirtilecek.

Yüz Birinci Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, İngiltere, Kerkük le ilgili seçim öncesi sert uyarılar yapan Ankara ya Emrivakiye izin vermeyeceğiz. Rahat olun mesajı gönderdi. İngiltere Başbakanı Blair in yakın çevresiyle temaslarda Türkiye nin hassasiyetini anlatan Irak Özel Temsilcisi Osman Korutürk aracılığıyla Ankara ya şu mesaj iletildi: Gerek biz gerekse ABD, Kürt grupları her fırsatta uyarıyor. Seçim sürecinde Türkiye nin de sükunetle davranması çok önemli. Kerkük te oldu-bitti yaşanmasına izin verilmeyecek. Seçimin sorunsuz geçmeyeceğini biliyoruz. Türkiye nin desteği gerekiyor. İşbirliği içinde seçim sonrası için çalışılmalı denildi.

Yüz İkinci Bölüm: 31.01.2005 tarihli haberde, İsrail in Türkiye ile savunma alanında 1,5 milyar doları bulan bir işbirliği anlaşması pazarlığı yaptığı iddia edildi. İsrail de yayımlanan Haaretz gazetesinin haberine göre, bu amaçla Savunma Bakanlığı Genel Direktörü General Amos Yaron ve beraberindeki heyet geçen hafta Ankara ya giderek, özellikle Türk ordusunun modernizasyonu olmak üzere iki ülke arasında savunma işbirliği konusunda görüşmelerde bulundu. İsrail gazetesi, iki ülke arasındaki işbirliğinin özellikle 48 F-4 Phantom ve 200 ila 300 M-48 Patton tankının İsrailli uzmanlarca modernizasyonu ile İsrail in Harpy tipi pilotsuz keşif uçağının satışı konusunu kapsadığını bildirdi.İsrail Genelkurmay Başkanı Moşe Yaalon un da yarın iki gün sürecek resmi ziyaret için Ankara ya gelmesi bekleniyor. Filistin in yeni seçilen Devlet Başkanı Mahmud Abbas da yarın Ankara ya gelecek.

Bu bölümle ilgili olarak, söylenildiği gibi İsrail ile Türkiye arasında savunma alanında 1,5 milyar doları bulan bir işbirliği anlaşması yapılırsa yazıklar olsun demekten başka bir söz söylemek abes kaçar.Nedeni de, bilindiği üzere Türkiye yine İsrail arasında savunma alanında F-4 Phantom savaş uçaklarının modernizasyonu için bir anlaşma yapılmıştı ve Türkiye bu anlaşmadan zararlı çıkmıştı.Çünkü, İsrail in modernize ettiğini söylediği uçaklar ard arda arızalanarak uçamaz duruma geldi.Eğer yine bu şekilde bir anlaşma olacaksa ve bunu bile bile yapacaklarsa yazıklar olsun.Ayrıca bu tür anlaşmaların ne amaçla yapıldıkları da malumdur. 01.02.2005 tarihli haberde, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Irak taki herkesin Türklerin akrabası olduğunu ve bu akrabaların huzur içinde olmasını istediklerini belirterek, Bu Irak ın içişlerine karışma değildir. Irak ın içişlerine karışmak gibi bir duygumuz yoktur dedi. Gül, yaptığı açıklamada, seçimlerin Irak ın toprak ve siyasi bütünlüğünün bozulmasının önünü alacağını umut ettiklerini söyledi. Gül, Türkiye nin en çok önem verdiği konu, komşu Irak ın toprak ve siyasi bütünlüğünün korunması ile Irak ın demokratik bir ülke olarak kendi içinde huzurlu, komşularıyla barış içinde olmasıdır dedi.

Yüz Üçüncü Bölüm: 01.02.2005 tarihli haberde, Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani, Kerkük ün Kürtler ve Türkmenler arasında bir kardeşlik kenti olacağını söyledi. Talabani şöyle konuştu: Biz Kürtler inanıyoruz ki; özellikle Kerkük te hepimiz kardeşiz. Kerkük te, Kürt çoğunluğun öbür azınlıklara baskı kurmasını biz de istemiyoruz. Çünkü Kerkük te yaşayan Kürtler, Türkmenler ve Araplar barış içinde yaşadılar ve hep öyle kalacaklar. Talabani, Türkmenlerin Irak Ulusal Meclisi ne katılmasına ve Irak genelinde Türkmen temsilinin en üst düzeyde olmasını da desteklediklerini söyledi.

Bu bölümle ilgili olarak, Celal Talabani nin sarf ettiği sözleri gibi Kerkük te Kürtler, Türkmenler ve Araplar barış içinde yaşadılarsa ve yaşayacaklarsa neden Kerkük teki Arapların Kerkük ü terk etmelerini istediler ve de terk ettirdiler.Ayrıca, Kerkük te ki Türkmen Cephesini neden her fırsatta tahrik ettiler ve ABD ordusunun Türkmen Cephesi üzerinde baskı kurmasını ve etkisiz kılınmasını istediler ve yaptırdılar.Bir başka hususta; Kardeşlik mesajları veren Celal Talabani neden Kerkük bir Kürt şehridir onun için savaşırız ve buna hazırız sözlerini sarf etti.Celal Talabani kardeşlik türküleriyle ve söylemleriyle kimlere mesaj vermekle birlikte Kürtleri güçlendirmek ve baskın yönetim ağırlığı tasarlamaktadır.

Yüz Dördüncü Bölüm: 01.02.2005 tarihli haberde, Irak ta ABD gölgesinde yapılan seçimlerin ardından etnik gruplar arasında devlet liderliği için pazarlıklar başladı. İngiliz The Guardian gazetesine göre Kürtler ve Şiiler arasındaki görüşmelerin sonucunda Irak ta ülkenin ilk Kürt devlet başkanı işbaşı yapabilir. Kürt liderler Mesud Barzani ve Celal Talabani, başbakanlık ya da devlet başkanlığına talip olacaklarını ilan etti. Guardian gazetesi, Irak ta yetki paylaşımı konusunda anlaşmaya varıldığını ileri sürdü. Buna göre; Başbakanlık İyad Allavi veya diğer bir Şii adayda kalırsa, IKYB lideri Talabani, Devlet Başkanı olacak. Sünni lider Adnan Paçacı ise Kurucu Meclis in başına getirilecek. Talabani, Başbakan kendilerinden olursa Şiiler, bir Kürt devlet başkanını destekleyeceklerini söylüyor dedi. Talabani, Kürt asıllı bir devlet başkanın ülkeyi birleştireceğini, anayasanın hazırlanmasında önemli rol oynayacağını ve Sünni Arapları yeniden siyasi sürece katacağını kaydetti. Talabani, federal çerçevede, insan haklarına, kadın haklarına sahip çıkan laik bir demokrasi istediklerini söyledi. Kürtlerin 275 sandalyeli kurucu mecliste 50-80 arasında sandalye alabileceği belirtiliyor.

Yüz Beşinci Bölüm: 02.02.2005 tarihli haberde, Irak seçimlerinin ardından gündeme Kerkük yerleşti. Kürt liderlerden Celal Talabani, sonuçlar açıklanmadan Kerkük te zafer ilan ederken, Türkmenler ve Sünni Araplar yolsuzluk olduğu gerekçesiyle seçimin tekrarlanmasından yana. Ankara da her fırsatta yaşananlardan rahatsız olduğunu belirtiyor. Başbakan Erdoğan dan sonra Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, Irak ta akılsızca işler yapıldığını görüyoruz. Bu yüzden Irak ta ve Irak dışında bu durumu dikkate getiriyoruz dedi. Bir milyon nüfuslu Kerkük teki 109 seçim merkezinde kayıtlı 550 bin seçmenden 318 bini sandık başına gitti. Sünni Arapları temsil eden Cumhuriyetçi Arap topluluğu, Kürtlerin Sünni Arapların oy kullanmasını engellediğini belirterek, Kerkük te seçimlerin yenilenmesini istedi. Kerkük ün kasabası Havice de 94 bin kayıtlı seçmenden sadece 34 bini oy kullandı. IKYB lideri Talabani, Kerkük te oyların yüzde 68 ini alan ortak Kürt listesinin 26 sandalye kazandığını iddia etti.

Irak taki en önemli Sünni birlik olan Ulemalar Komitesi de, 31 ocakta yapılan seçimlerde oy kullanan seçmenlerin iradesine saygılı olduklarını, bununla birlikte seçimlerde meşruiyet eksikliği bulunduğunu açıkladı. Yazılı açıklamada, gelecekte kurulacak hükümetin meşruiyetine itiraz edeceklerini belirten Ulemalar Komitesi, halkın büyük bölümü seçimleri boykot etti ve bu da seçimlerin sonucunda ortaya çıkacak meclis ve hükümetin anayasayı kaleme alma ya da güvenlik ve ekonomi anlaşmaları yapmak için meşruiyeti olmayacak demektir ifadesine yer verdi. Komite ayrıca, uluslararası toplumu uyardıklarını da belirterek BM ve uluslararası toplumu bu seçimlere meşruiyet kazandırma konusunda uyardık, çünkü bu,kötülüklerin kapısını açacak ve bunun cezasını en başta onlar çekecek dedi. Irak lı Kürtler bu açıklamalarla Kerkük Kürt şehridir söylemlerini güçlendirme çabasında. Ancak ezelden beri paylaşılamayan, Irak ın petrolünün yüzde 40 ını barındıran bu kentte, hangi etnik grubun nüfusun çoğunluğunu oluşturduğu hep tartışma konusuydu. Mesele Lozan müzakereleri sırasında da masadaydı. İsmet Paşa nın Musul u İngiltere ye bırakmamak için mücadele ettiği günlerde Türk heyeti, Musul un yanısıra Kerkük ve Süleymaniye yi de içeren istatistiki nüfus bilgileri sundu. Buna göre:

Kürt nüfusu: 97 bin
Türk nüfusu: 79 bin
Arap nüfusu: 8 bin
İngiliz heyeti ise Türk tarafına karşı farklı bir istatistik sundu. Onlara göre:
Kürt nüfusu: 45 bin
Türk nüfusu: 35 bin
Arap nüfusu: 10 bin.

Tartışmalar yıllardan beri tartışıladursun Irak, daha uzun süre dünyanın gündeminde yer tutacak gibi görünüyor. Bölgede referandum konusunda talep ise bağımsızlıktan yana. Kuzey Irak ta dört şehirde genel seçimlerle birlikte yapılan referandumdan 99.5 oranında bağımsızlık isteği çıktı. Oy pusulasında sizce Kürdistan Irak ın bir parçası mı, yoksa bağımsız mı olmak istiyorsunuz? diye soruldu. Kürdistan Referandum Hareketi Üyesi Bekes Hemed Kadir, Barzani ye yakınlığıyla bilinen Xebat gazetesine yaptığı açıklamada, Kürdistan halkının yüzde 99.5 i bağımsızlık istedi. Sandıklar Arap ve dünya medyası ile hukukçuların gözetiminde açılıp oy sayımı yapıldı iddiasında bulundu.

New York Times gazetesinde yayımlanan bir makalede, Kuzey Irak ta önde gelen Kürt partilerinin bağımsızlık konusunda yetersiz kalmaları durumunda, bölgedeki referandum hareketinin hızla bir siyasal partiye dönüşebileceği öne sürüldü. Makalede bu partinin yıl sonunda yapılacak seçimlerde yarışabileceği belirtildi. Kerkük te yaşanan son gelişmeler Türkiye nin üst düzeyde tepkisini çekti ve çekmeye de devam ediyor. Türkiye nin duyduğu rahatsızlığı son olarak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül dile getirdi. Çin de temaslarda bulunan Gül, yabancı basına verdiği mülakatlarda, ABD nin Kuzey Irak ta terör unsurlarını yok etmede daha fazla hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bakan Gül, Türkiye nin olası çatışmalardan da kaygılı olduğunu vurguladı ve Irak ta akılsızca işler yapıldığını görüyoruz. Bu yüzden Irak ta ve Irak dışında bu durumu dikkate getiriyoruz dedi. Dışişleri Bakanı, Türkiye, durum kötüleşirse kuzey Irak a asker gönderebilir mi? şeklindeki bir soruya da Türkiye bir yere asker göndermek istemiyor. Diktatör artık Irak ta olmadığına göre, Irak ta yeni dönem var. O yüzden orada dışarıdan operasyonlar olmamalı diye cevapladı.

Yüz Altıncı Bölüm: 02.02.2005 tarihli haberde, Financial Times gazetesi, Irak ın Kürt Geçici Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari nin Kürtlerin Irak taki genel seçimler sonrası siyasetin hakemleri haline geldiği ve büyük ödül olarak özerklik kazanabilecekleri sözlerine yer verdi. Haberde, 275 üyeli mecliste 75-85 milletvekiline sahip olabileceklerini iddia eden Zebari ye göre; Kürtler, dini lider Abdülaziz el-Hakim ve Başbakan İyad Allavi nin Şii listeleri arasında denge sağlayacak. Zebari, Ülkeyi istediğimiz şekilde yönetebilmek amacıyla KYB ve KDP, ortak bir tutum benimseyecek dedi.

Yüz Yedinci Bölüm: 02.02.2005 tarihli haberde, Irak ın kuzeyinde Musul a bağlı Şeyhan kasabasında toplanan yaklaşık 6 bin kişi, Kürt liderlerce yönetilmeleri isteğiyle yürüyüş düzenledi. Eylemciler, gösteride, ellerinde Kürt bayrakları ve Irak Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesud Barzani nin posterlerini taşıdı. Bölgede yaşayan Arap ve Kürtlerin sayıca eşit olduğunu ileri süren Kürt göstericiler, Yaşasın bağımsız Kürdistan sloganları attı.

 

Meclisdeki Hainler

Meclisdeki Hainler


Şemdinli Gerçegi

Şemdinli Gerçegi


Abdullah Öcalan gerçeği

 


© 2002 - 2008  www.Yalniz-Kurt.com