Çember İçindeki Suriye
On İkinci Bölüm: 01.03.2005 tarihli Halka ve Olaylara Tercüman gazetesinde çıkan bir haberde, HARİRİ suikastı sonrası durulmayan Lübnan’da halkın “Suriye dışarı” isyanı ses ses getirdi. Suriye yanlısı Başbakan Kerame, hükümetin istifa ettiğini açıkladı. LÜBNAN’DA hükümetin istifasını isteyen binlerce kişi, protesto yasağına karşın, başkent Beyrut’un merkezinde toplandı. Parlamentoya 200 metre uzaklıktaki Şehitlik Meydanı’nda toplanan 25 binden fazla kişi, yüzlerce Lübnan bayrağını dalgalandırdı ve “Lübnan ordusu dışında ordu istemiyoruz”, “Suriye dışarı”, “Özgürlük, egemenlik, bağımsızlık” sloganları attı.
Şehrin merkezine giden tüm sokaklar sabaha karşı polis ve askerler tarafından kapatıldı ancak bazı kesimlerde göstericilerin geçmesine izin verildi. Gece boyu kent merkezine akın eden göstericiler, soğuğa karşı çadırlar kurdu, battaniyelere sarındı. Göstericiler hükümetin istifasını ve hükümeti destekleyen Suriye’nin on beş bin askerini Lübnan’dan çekmesini istedi. Barışçı bir havada geçen gösteri, Suriye’nin ülkedeki nüfuzunun kırılmasını isteyen eski başbakanlardan Refik Hariri’nin iki hafta önce öldürülmesinin yarattığı tepkiler dizisinin son halkası.
Lübnan muhalefet partileri ise parlamentoya, hükümet hakkında gensoru verdi. Genel grev çağrısı yapılırken, bankacılık, iş çevreleri bu çağrıya destek verdi. Doktorlar bile sokaklara döküldü. Birçok okul ve üniversite de boykot başladı. Muhalif milletvekillerinden Neyla Muavad ise önceki gece gösteriler sırasında yaptığı açıklamada, Enerji Bakanı Moris Sehnavi, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Adnan Kassar ile Devlet Bakanı İbrahim Dahir’in görevlerinden ayrıldıklarını belirtti. İstifa haberleri, göstericilerin alkışlarıyla karşılandı.
Kız kardeşi: Katili istiyorum Bu arada, eski Başbakan Refik Hariri’ye yönelik suikast dolayısıyla parlamentoda Meclis Başkanı Nebih Berri, milli marşın çalınmasının ve 1 dakikalık saygı duruşunun ardından “Refik Hariri’yi kim öldürdü” sorusuyla oturumu başlattı. Hariri’nin kızkardeşi milletvekili Behiye Hariri, siyahlar içinde ve gözyaşlarıyla yaptığı konuşmada hükümetin istifasını istedi. Behiye Hariri, “Tüm Lübnanlılar düşmanlarını, Refik Hariri’yi şehid eden, bu kararı alan, planlayan ve icra eden, gerçeğin ortaya çıkmasına engel olan düşmanlarını bilmek istiyor” dedi. Muhalefet milletvekillerinden Mervan Hamadi, hükümeti suçlayarak, Lübnan istihbaratının 3 şefi ile polis şefi ve Devlet Başkanlığı Muhafızları komutanının görevinden alınmasını talep etti.
Hükümet istifa etti Lübnan hükümeti yoğun protestolar sonucu istifa etti. Başbakan Ömer Kerame, hükümetin istifa ettiğini açıkladı. Kerame’nin açıklaması, 25 binden fazla muhalif göstericinin sevinç nidalarıyla karşılandı. Kerame, “Hükümetin bu ülkenin iyiliğini isteyenlerin önünde bir engel olmasını istemiyorum. Başkanlığını yapmaktan onur duyduğum hükümetin istifasını ilan ediyorum. Tanrı Lübnan’ı korusun” diye konuştu.
Seçimlerden sonra çekilecek LÜBNAN Dışişleri Bakanı Mahmud Hammud, ülkesinde bulunan Suriye askeri gücünün bir sonraki aşamada geri çekileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı Hammud, Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcılarından David Satterfield ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, “Suriye güçlerinin yeniden konuşlanması ile geri çekilmesi arasında anlam farkı yok” dedi. Amerikalı yetkili de Suriye’nin Lübnan’da baharda yapılması öngörülen seçimlerden önce çekilmesinin önemine işaret etti.
Satterfield, “Bu bahar, özgür ve adil seçimlerin yapıldığını görmek istiyoruz. Seçimlerden önce gerekli önlemlerin alınması, özellikle Lübnan’daki Suriye güçlerinin çekilmesi çağrısı yapan 1559 sayılı BM kararının uygulanması önemli” dedi. Lübnan’a cumartesi günü gelen Satterfield, istihbarat birimleriyle birlikte 14 bin Suriye askerinin bu ülkeden çekilmesi gerektiğini belirtmişti. Suriye geçen hafta, bu ülkedeki birliklerini Lübnan doğusundaki Bekaa vadisine toplayacağını açıklamış, ancak bu konuda henüz faaliyete geçmemişti. Lübnan’daki 1975-1990 iç savaşını sona erdiren 1989 Taif anlaşması, Suriye’nin bu ülkedeki birliklerinin yeniden konuşlanmasını öngörüyor. Suriye birliklerinin çekilmesi konusunda açıkça bir takvim belirtmeyen bu anlaşma uyarınca, Suriye ve Lübnan’ın birliklerin çekilmesi için anlaşmaları gerekiyor.
On Üçüncü Bölüm: 01.03.2005 tarihli bir haberde, Lübnan'da muhalefet liderleri, hükümetin istifasına sebep olan protesto gösterilerinin sürdürülmesi çağrısında bulundu. Liderler, Suriye, 30 yıldır ülkelerinde bulunan yaklaşık 15 bin askerini çekinceye kadar durmamasını istiyor. Suriye'nin çekilmesi talebini dile getirmesiyle tanınan eski başbakan Rafik Hariri iki hafta önce öldürülmüş, bu olayın ardından muhalefet, hükümet ve Suriye aleyhindeki eylemlerine hız vermişti. Gösteriler ve istifa çağrıları ardından dün de başbakan Ömer Kerame, parlamentoda güven oylaması talebiyle yapılan bir oturumda, hükümetin istifasını açıklamıştı.
Hükümetin istifa ettiği haberi, başkent Beyrut'ta düzenlenen hükümet aleyhtarı gösteride bir bayram havası yaşanmasına neden oldu. Gösteriye hükümetin eylem yasağına rağmen binlerce kişi katılmıştı. Kalabalık gruplar gece boyunca Beyrut'ta Lübnan bayrakları salladı, havaifişekler ve kornalar eşliğinde eğlendi. Amerikan yönetiminden yapılan açıklamada, hükümetin istifasının Lübnan halkı için ülkedeki çeşitliliği yansıtacak yeni bir yönetimin kurulması fırsatı yarattığı belirtildi. Suriye'den yapılan açıklamada ise istifanın Lübnan'ın iç sorunu olduğu kaydedildi. Suriye yanlısı olarak tanımlanan Ömer Kerame hükümeti, Refik Hariri'nin Suriye konusunda Cumhurbaşkanı Emil Lahud ile görüş ayrılığına düşerek istifa etmesi ardından göreve başlamıştı. Muhalif liderler gerek hükümeti, gerekse Suriye'yi suikasta karışmakla suçluyor.
On Dördüncü Bölüm: 01.03.2005 tarihli bir haberde, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, Lübnan'daki birliklerini birkaç ay içinde çekmeyi umduklarını bildirdi. Esad, ''Çekilmenin çok yakında olmasını umuyorum. Belki de gelecek birkaç ay içinde. Teknik bir yanıt veremem'' diye konuştu. Birliklerin çekilmesi konusunda kesin zaman vermeyen Esad, bu konuyu ordu yetkilileriyle görüşmediğini belirtti. Esad, birliklerin ne zaman çekileceği ve bu birliklerin nereye konuşlandırılacağı konusunda hazırlık yapılması için zamana ihtiyaçları olduğuna dikkat çekti.
On Beşinci Bölüm: 02.03.2005 tarihli bir haberde, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, İsrail'in Tel Aviv şehrinde geçtiğimiz hafta düzenlenen intihar saldırısında Suriye merkezli İslami Cihad grubunun yer aldığına dair kesin kanıtlara sahip olduklarını bildirdi. Rice, "Şam'ın Lübnan'daki askerlerini çekmesi" yönündeki talebini de tekrarladı. ABC haber kanalına demeç veren Rice şunları söyledi: "Suriye'nin terör eylemine hangi ölçüde katılım gösterdiğini şu aşamada bilemiyoruz, ancak Şam'ın vermesi gereken pek çok cevap var. Açık olan bir şey var ki, Şam ve çevresinde olanlar bizim Ortadoğu düşüncelerimizi tehdit ediyor. Suriye, Irak ve Filistinli terör gruplarına yönelik desteğine bir an önce son vermeli."
On Altıncı Bölüm: 02.03.2005 tarihli bir haberde, ABD Başkanı George Bush, Suriye'den Lübnan'ı terk etmesini istedi. Maryland'de yaptığı konuşmada, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier'nin dün Londra'da Filistin yönetimine destek için yapılan konferanstan sonra düzenledikleri ortak basın toplantısında Suriye'ye gönderdikleri sert mesaja değindi. Bush, ''Her ikisinin de Suriye'ye açıkça, birliklerini ve gizli servislerini Lübnan'dan çekmesini, böylelikle iyi bir demokrasinin gelişme şansının olabileceğini söylediklerini'' kaydetti. Bush, ''Dünyanın, Lübnan'da demokrasinin gelişmesi için bir ağızdan konuştuğunu'' da iddia etti.
On Yedinci Bölüm: 02.03.2005 tarihli SABAH gazetesinde çıkan “Blair: Suriye'ye Şans Verdik” başlıklı bir haberde, İngiltere Başbakanı Tony Blair, Suriye'nin birliklerini Lübnan'dan çekerek uluslararası topluluğun tanıdığı fırsatı kullanması gerektiğini söyledi. Blair, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, ''Her zaman insanlara fırsat verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak insanlar bu fırsatlardan istifade etmeli. Suriye'ye bir fırsat verdik'' ifadesini kullandı. Ortadoğu'daki gelişmelerden memnun olduğunu belirten Blair, Ortadoğu'da gerçek bir değişim hareketi olduğunu ve bu hareketin desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Blair bu değişimlere örnek olarak, Ocak ayında yapılan Filistin seçimlerini ve Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in, ülkede devlet başkanlığı seçimlerine birden fazla adayın katılabilmesi için seçim yasasında değişiklik yapılmasını istemesini gösterdi.
On Sekizinci Bölüm: 04.03.2005 tarihli bir haberde, 30 yıldan bu yana Lübnan'da bulundurduğu askerlerini çekmesi için Suriye'ye uluslararası baskılar arttı. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Suriye'nin zor bir stratejik seçimle karşı karşıya olduğunu belirtti. Straw, Şam yönetiminin askerlerini çekmemesi halinde sadece Batılı ülkelerden değil, Arap komşularından da parya muamelesi göreceğini söyledi. Katar'ın ardından Arap Birliği dışişleri bakanları da Suriye'den taahhütlerini uygulamasını istedi. Suriye'ye askerlerini çekme çağrılarına son olarak bölgenin etkili gücü Suudi Arabistan katıldı. Suudi lider Veliaht Prens Abdullah, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile Riyad'da yaptığı görüşmenin ardından, Şam, "Lübnan'dan çekilmeye direnirse iki ülke ilişkilerinin gerileceği" uyarısında bulundu. Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in de önümüzdeki hafta yapacağı Suriye gezisinde askerlerin Lübnan'dan çekilmesi talebini dile getirmesi bekleniyor. Suriye resmi haber ajansı, Esad'ın Cumartesi günü gündemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirmek üzere parlamentoya hitaben bir konuşma yapacağını duyurdu. Suriye 1989'da imzalanan ve Lübnan'daki iç savaşı sona erdiren Taif Anlaşması ile ülkedeki askerlerini aşamalı olarak çekme sözü vermişti. Ancak anlaşmanın koşulları şu ana kadar büyük oranda yerine getirilmedi.
Suriye yönetimi anlaşmayı uygulamak konusunda kararlı olduğunu söylüyor, ancak çekilmenin aceleye getirilmesinin bölgede iktidar boşluğu yaratacağı uyarısında bulunuyor. Beşar Esad, Time dergisine verdiği bir mülakatta da askerlerin bir kaç ay içinde çekilebileceğini savunmuştu. Amerika Birleşik Devletleri'nin başını çektiği çekilme çağrılarına Fransa ve İngiltere de destek veriyor. Ayrıca Birleşmiş Milletler'in çekilme çağrısı yapan bir Güvenlik Konseyi bulunuyor. Bu çağrılara Soğuk Savaş döneminde Suriye'nin başlıca müttefiki olan Rusya da katıldı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Suriye Lübnan'dan çekilmeli ancak bu çekilmenin Lübnan'daki hassas dengeleri bozmamasını sağlamalıyız" dedi. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder de Lübnan'ın egemenliğini ve kalkınmasını sağlayabilmesi için Suriye'nin ivedilikle çekilmesini öngören Güvenlik Konseyi kararına uyulması gerektiğini söyledi. Lübnan'daki Suriye yanlısı çevreler hızlı bir çekilmenin bölgede istikrarsızlık yaratabileceği uyarısında bulunuyorlar.
On Dokuzuncu Bölüm: 07.03.2005 tarihli bir haberde, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'dan ABD'ye "Ben Saddam Hüseyin değilim. İşbirliği yapmak istiyorum" mesajı gönderdi. Esad, Amerikan Time dergisiyle yaptığı röportajda, Saddam Hüseyin ile karşılaştırılmaması gerektiğini belirterek, uluslararası talepler konusunda işbirliği yapmak istediğini söyledi. Lübnan'da eski başbakan Refik Hariri'yi kimin öldürdüğü yolundaki bir soru üzerine Esad, "Bu olaydan kim kârlı çıktı? Bir devlet başkanı olarak o, ya da şu ülke diyemem. Ama şüphesiz Suriye, en çok zarar gören taraf olmuştur" dedi.
Yine aynı tarihli diğer bir haberde, Suriye'nin, Lübnan'daki askerlerini bugün Bekaa Vadisi'nin doğusuna çekmeye başlayacağı bildirildi. Lübnan Savunma Bakanı Abdülrahim Murad, Şam'da yapılacak iki ülke liderlerinin toplantısından sonra askerlerin yeniden konuşlanması sürecinin başlayacağını söyledi. Binlerce Lübnanlının günlerdir Beyrut'ta Suriye karşıtı gösteriler düzenlemesinin ardından ilk aşamada yaklaşık beş bin askerin çekileceği tahmin ediliyor. ABD, Avrupa ve Arap ülkeleri son günlerde Suriye'ye çekilmesi yönünde baskıları artırmıştı. Suriye yanlısı Hizbullah örgütünün lideri Şeyh Hasan Nasrallah da, çekilmenin Suriye ile Lübnan'ın ortak kararı olması gerektiğini, uluslararası baskılara göz yumulmaması gerektiğini söyledi. Nasrallah, Birleşmiş Milletler'in Suriye'nin çekilmesi yönündeki kararını dış müdahale diye değerlendirdi.Nasrallah ayrıca Lübnan'ın İsrail karşıtı direnişe ihtiyacı olduğu gerekçesiyle silah bırakmayacaklarını belirtti. Birleşmiş Milletler karar tasarısı, aynı zamanda milislerin silahsızlandırılmasını talep ediyordu.
07.03.205 tarihine ilişkin YENİÇAĞ gazetesinde çıkan “Lübnan’da Halk Sokaklara Döküldü” başlıklı bir haberde de, Lübnan'da binlerce kişi, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın açıklamasını kutlamak üzere sokaklara döküldü. Lübnan'ın Beyrut, Trablus, Nebatiye ve Hutura kentlerinin sokaklarında toplanan halk, ellerinde Lübnan bayraklarıyla Esad ve Lübnan Devlet Başkanı Emil Lahud lehine sloganlar attı. Esad'ın Suriye parlamentosundaki konuşmasını başkent Beyrut'un merkezindeki Şehitler Meydanı'na kurulan dev ekranlardan canlı izleyen Lübnanlılar, sevinç gösterilerinin yanı sıra bazı şikayetlerini dile getirdi. ''Artık söz duymak değil eylem görmek istediklerini'' söyleyen Lübnanlılar, Suriye'nin ülkelerinin güvenlik yapılanmasındaki rolünü eleştirerek, istihbarat biriminin başındaki kişilerin istifa etmesini istediler. Göstericilerden bazıları ise Esad'ın Suriye birliklerini Lübnan'dan çekmek için bir takvim açıklamamış olmasından şikayet ederek, ''bütünüyle çekilme'' istediklerini söylediler. Bazı göstericilerse pazartesi günü genel grev yapılması ve daha büyük bir gösteri düzenlenmesi çağrısında bulundu.
07.03.2005 tarihli diğer bir haberde; Lübnan'dan askerlerini çekmesi için başta ABD olmak üzere uluslararası baskı altında olan Suriye'nin, birliklerini bugün çekmeye başlayacağı bildiriliyor. Çekilme sürecini görüşmek üzere, bugün Suriye cumhurbaşkanı Beşşar Esad ve meslektaşı Emil Lahod'un Şam'da biraraya gelmesi bekleniyor. Lübnan Savunma Bakanı Abdul-Rahim Murad, görüşme sonrası Suriye'nin askerlerini çekmeye başlayacağını söyledi. Esad'ın yaptığı açıklamaya göre, Suriye birlikleri, önce Bekaa Vadisi'ne, sonra da Lübnan-Suriye sınırına çekilecek. Türkiye'nin de, Suriye birliklerinin Lübnan'dan çekilmesinin bugün başlayacak olmasını memnuniyetle karşıladığı bildirildi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'nin komşusu Suriye ve Lübnan'la yakın ve iyi ilişkiler içerisinde olduğu belirtilerek, ''İki ülkeyle de hem kardeş ve dost halklarımız, hem de tüm bölge için yararlı ve yapıcı bir diyaloğumuz bulunmaktadır'' denildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
''Bölgemizin yeni tırmanmalara ve gerginliklere tahammülü bulunmamaktadır. Bölgede istikrarın korunmasında, gerginlikleri azaltıcı politikalar üretilmesinde ve gerekli adımların atılmasında bölge ülkelerinin büyük çıkarları bulunduğuna inanılmaktadır. Bu bağlamda, Suriye birliklerinin Lübnan'dan çekilmesinin bugün başlayacak olmasını, Suriye ve Lübnan yetkililerinin çekilmeyi görüşmek üzere Şam'da bir araya gelecek olmalarını memnuniyetle karşılıyoruz.''
07.03.2005 tarihli SABAH gazetesinde çıkan Emre ERGÜL’ün “Esad, Türkiye ile ilişkileri düzeltti ama...” başlıklı haberinde; Lübnan'ın önde gelen gazetelerinden Daily Star'ın başyazarı Huri "Türkiye ile ilişkileri düzelten Suriye müttefiklerinden ülkeden çekilmesi için baskı görüyor" dedi. Son gelişmeleri takip etmek için geldiğimiz Beyrut'ta Lübnan medyasının "ağır abilerini ağırlıyoruz. İlki 12 bin tirajlı (hemen küçümsemeyin. 100'e yakın gazetenin basıldığı 5 milyon nüfuslu ülkede bu önemli bir rakam) İngilizce yayın yapan Daily Star'ın başyazarı (senior columnist) Rami Huri. Kısa bir süre önce gazetesinin genel yayın müdürlüğü mevkisinden istifa eden Huri, bölgeyi en iyi bilen gazetecilerden. İşte Huri'nin gözüyle Ortadoğu.
SURİYE VE ESAD: Suriye, yaptığı diplomatik bağlantılar sonrası Lübnan'dan çıkmalı. Esad (Suriye lideri Beşar) şu anda ciddi bir baskı altında. Yalnızca bir kenarda oturup güçlü adamı oynayamaz çünkü etrafında çok az müttefiki var. O, Türkiye, Çin gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirdi ancak müttefikleri Rusya, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkeler ona Lübnan'dan çıkması için baskı yapıyor. Suriye, Lübnan'dan çıkacak. Ancak bunu ABD istediği için yapamaz. Çünkü bu onun gücünü kaybetmesi anlamına gelir.
ŞAM NİYE YALNIZ KALDI?: Suriye'nin Arap dünyasında yalnız kalmasının birkaç nedeni var. İlki, BM'nin 1559 sayılı tasarısı. Suriye'nin 15 bin askerini çekmesini isteyen karar ABD işi değil. Bunu BM istiyor. İkincisi Lübnanlılar'ın ayaklanması... Halktan daha önce politikacılar tepkilerini gösterdi. Hariri'nin ölümü sonrası da bu halk ayaklanmasına döndü. Yani artık Lübnan'daki ciddi bir çoğunluk Suriye'nin ülkeden çıkmasını istiyor. Suriyeliler'in yaptıklarını takdir ediyorlar. İç savaşta Suriye buraya gelip el koydu. Lübnan için iyi şeyler yaptılar. Ancak halk artık gitmeleri gerektiğine inanıyor. Sokaklardaki protestocular halkın yüzde 60'ını temsil ediyor.
ŞAM VE HİZBULLAH BAĞI: Hizbullah burada büyük bir güç. Her Şii Hizbullah Partisi'nden değil. Suriye'nin gitmesini isteyen çok fazla Şii tanıyorum. Suriye Lübnan'ı Hizbullah'ın İsrail'e karşı olmasından dolayı kullanıyor. Birçok insan Suriye'nin Hizbullah'ı koruduğuna inanıyor.
LÜBNAN-İSRAİL İLİŞKİLERİ: Lübnan'da bir kesim şu anda İsrailliler'le iş yapıyor. Bunlar genelde Hıristiyanlar. Bu ülkede İsrail'le ilgili fikirler Suriye tarafından baskı altında. Bence Lübnan ile İsrail ilişkileri arasında bir gelişme olmayacak. İsrail'in Suriye'ye bir saldırı düzenleyeceğini sanmıyorum. Suriye de keza aynısı yapmayacaktır.
07.03.2005 tarihli SABAH gazetesinde çıkan “Lübnan Yolu Şam'dan Geçiyor” başlıklı diğer bir haberde de; Lübnan'da yeni bir iç savaş çıkma ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyleyen As Safir gazetesi yazarı Muhammed Nureddin ise Türkiye'ye Şam ile ilişkilerini devam ettirmesi çağrısında bulundu. Muhalefetin buluşma yeri olması nedeniyle 'Bristol zirveleri' diye Lübnan basınına malzeme olan Beyrut Bristol Oteli kafesinde 'kontra' bir röportaj misafirimiz var: As Safir gazetesi yazarı, Lübnan Üniversitesi Türkiye İlişkileri profesörü Muhammed Nureddin ülkenin bulunduğu bu kritik noktada Şam-Beyrut, Şam-Ankara, Beyrut-Ankara ilişkileri üzerine Türkçe bir sohbet dönüyor. Refik Hariri suikastinin Şam istihbaratı işi olamayacağının altını çizen Nureddin, bakın Ankara'nın bölge için neler yapabileceğine nasıl dikkat çekiyor:
ESAD'IN MECLİS KONUŞMASI: Esad'ın konuşmasında iki yeni ve önemli şey vardı. İlki Esad'ın Lübnan'dan askerlerini "parça parça" yerine "topyekün çekeceği" mesajını vermesi oldu. Bu da Lübnan'da yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Ülke artık iç dinamikleriyle kararlar alacak. Kimse Suriye'yi alınan kararları etkilediği yönünde suçlayamayacak. İkincisi Esad'ın "Lübnan'ın ufkunda yeni bir 17 Mayıs var" sözüydü. 17 Mayıs 1983'te Lübnan ile İsrail arasında bir anlaşma imzalandı. İsrail lehine olan bu anlaşmadan kısa süre sonra Suriye'nin Lübnan'daki yanlıları İsrail'e karşı askeri mücadele başlattı. Lübnan'daki Suriyeci karşıtları da şimdi bu eski senaryoyu yeniden canlandırmak istiyor. Bu ülkede yeni bir iç savaş çıkma ihtimali yüksek.
ARAP MEDYASI ABARTIYOR: El Arabiya ve El Cezire gibi medyada Lübnan muhalefeti 'çoğunluk' olarak gösteriliyor. Muhalefet burada azınlık. Bu, Suriye üzerine baskı yapma senaryosunun bir parçası.
ANKARA-ŞAM-BEYRUT ÜÇGENİ: Irak yakında bölünecek. Bağımsız yeni bir oluşum Ankara, Şam ve Tahran'ı etkileyecek. Bu yüzden Türkiye Esad'ın güçlenmesi için yardımcı olmalıdır. Şam ile ilişkilerinizi devam ettirmelisiniz. Türkiye şu ortamda Lübnan için direkt olarak bir şey yapamaz. Çünkü yolu Suriye'den geçiyor. Şimdiye kadar Lübnan Suriye'nin etkisi altında olduğu için Türkiye Lübnan adına etkili olamadı. Lübnan için Suriye ile işbirliği yapabilir.
HİZBULLAH'IN SİLAHSIZLANMASI: Hizbullah ve buradaki Filistinliler'in silahlarının alınması isteniyor. Lübnan'daki 400 bin Filistinli burada kalacak ve vatandaşlık alacak. Bu da Lübnan'da bir yumruk olacak.
07.03.2005 tarihli diğer bir haberde de; Amerikan Time dergisine konuşan Suriye Devlet Başkanı Esad "Saddam Hüseyin değilim, işbirliği istiyorum" dedi ve ekledi: Hariri'nin öldürülmesinden çok etkilendim. En önemli soru kimin çıkarı olduğu. Devlet başkanı olarak şu ya da bu ülke diyebilirim. Ölümden en büyük kaybı olan Suriye... Lübnan Savunma Bakanı Abdürrahim Murad ise Suriye'nin bugünkü zirvenin ardından Lübnan'daki birliklerini çekmeye başlayacağını açıkladı. Lübnan'da faaliyet gösteren Hizbullah örgütü lideri Şeyh Hasan Nasrallah ise Suriye'ye destek gösterisi çağrısında bulundu. Silah bırakmayacaklarını söyledi
Yirminci Bölüm: 05.03.2005 tarihli İNTERNETHABER sitesinde çıkan “ABD İsrail’in Ağzıyla Konuşuyor” başlıklı haberinde, ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın, Suriye birliklerinin Lübnan'dan çekilme planının "yeterli olmadığını" açıkladı. ABD: "Suriye'nin çekilme planı yeterli değil"
Bakanlık sözcüsü Adam Ereli, Esad'ın konuşmasına ilişkin, "Konuşmada yeni bir şey yok. Bunları geçmişte de duyduk. Duymadığımız şeylerse hemen ve tamamen çekilmedir. Bunlar BM'nin 1559 sayılı kararının merkezini teşkil ediyor" dedi. Ereli, "Yabancı birliklerin Lübnan'dan hemen çekilmesini istiyoruz. BM kararının yerine getirilmesini bekliyoruz. Bunu Esad'ın konuşmasında duyamadık" diye konuştu. Öte yandan, Suriyeli Bakan Buthayna Şaban, Lübnan'daki Suriye birliklerinin, yeniden konuşlandırma planı çerçevesinde, sınırın Suriye tarafına çekileceğini söyledi. Şaban, "Devlet Başkanı'nın (Beşşar Esad) söylediği, kesinlikle açıkça anladığımız gibi, birliklerin Suriye'ye çekileceğidir... Suriye'nin içindeki sınırlarımıza" dedi. Bu arada, Lübnanlı yetkililer, Lübnan'daki Suriye birliklerinin yeniden konuşlandırılmasına ilişkin planın onaylanması için Suriye ve Lübnan liderlerinin pazartesi günü görüşeceklerini söylediler. Lübnan Devlet Başkanı Emil Lahud'un, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın konuşmasını memnuniyetle karşıladığı bildirildi. Lübnanlı resmi kaynaklara göre Lahud, Esad'ın konuşmasının, "Lübnan ile Suriye arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerinin derinliğini gösterdiğini ve iki ülke arasındaki ilişkilere ve Suriye'ye zarar veren konuları bir bir açıkladığını" belirtti.
Yirmi Birinci Bölüm: 07.03.2005 tarihli HABERTURKA sitesinde İHA kaynaklı çıkan “Dışişleri Ortadoğu'dan Tedirgin” başlıklı bir haberde, Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu bölgesinin yeni sorunlarla karşı karşıya kalma tehlikesi içine girmesinin endişeyle izlendiğini bildirdi. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Lübnan eski Başbakan'ı Refik Hariri'ye düzenlenen suikastin ardından yaşanan gelişmelerin ve Orta Doğu bölgesinin yeni sorunlarla karşı karşıya kalma tehlikesi içine girmesinin endişeyle izlendiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Dairesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin komşuları Suriye ve Lübnan'la yakın ve iyi ilişkiler içerisinde olduğu belirtilerek, "İki ülkeyle hem kardeş hem dost halklarımız, hem de tüm bölge için yararlı ve yapıcı diyaloğumuz bulunmaktadır" denildi.Türkiye'nin, Lübnan'ın bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve birliğine büyük önem verdiğine vurgu yapılan açıklamada, bu çerçevede 1559 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına verilen destek hatırlatıldı. Lübnan'daki son gelişmeler çerçevesinde bu kararın gecikmeksizin uygulanmasının önemine işaret edilen açıklamada, nisan ayında Lübnan'da parlamento seçimleri yapılmasının planlandığı, bu seçimlerin demokratik ve Lübnanlıların siyasi iradesini hür şekilde kullanmalarını sağlayacak ortamda yapılması gerektiği dile getirildi.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Seçimlerin demokratik bir şekilde gerçekleştirilmesi yönünde tüm ilgili taraflara önemli görevler düşmektedir. Bölgemizin yeni tırmanmalara ve gerginliklere tahammülü bulunmamaktadır. Bölgede istikrarın korunmasında, gerginlikleri azaltıcı politikalar üretilmesinde ve gerekli adımların atılmasında bölge ülkelerinin büyük çıkarları bulunduğuna inanılmaktadır. Bu bağlamda Suriye birliklerinin Lübnan'dan çekilmesinin bugün başlayacak olması ve Suriye ve Lübnan yetkililerinin çekilmeyi görüşmek üzere Şam'da bir araya gelecek olmalarını memnuniyetle karşılıyoruz."
Yirmi İkinci Bölüm: 09.03.2005 tarihli İNTERNETHABER sitesinde çıkan “Bush Suriye’nin Planını Beğenmedi” başlıklı bir haberde, ABD Başkanı George Bush, Suriye'nin Lübnan'dan çekilme planını yeterli bulmadığını söyledi. Bush çekilmenin yarım kalan bir önlem olduğunu savundu. Bush, Suriye istihbarat servislerinin Lübnan hükümeti üzerinde çok etkisi olduğunu belirterek, bu ülkenin askerlerini Lübnan'dan çekmesinin "yarım kalan bir önlem" olduğunu kaydetti. Bush, Suriye'ye Lübnan'daki tüm askerleri ve istihbarat güçlerini çekmesi çağrısını yineleyerek, ABD'nin Suriye'nin bunu reddetmesi halinde atılacak olası adımlar konusunda müttefikleriyle görüş alış verişinde bulunduğunu bildirdi. Suriye gizli servislerinin, Lübnan'da mayıs ayındaki genel seçimlerin özgürce yapılabilmesi için bu ülkeden çekilmesi gerektiğini ifade eden Bush, "(Suriye Devlet Başkanı Beşşar) Esad'ın ülke askerlerini Bekaa Vadisi'ne kadar çekme sözü yeterli değil. Bu yarım bir önlem" diye konuştu.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah Bir Abdülaziz'in, Esad'a BM'nin taleplerine uyması yönündeki çağrısından etkilendiğini belirten Bush, "Şimdi dünya konuşuyor. Devlet Başkanı Esad bunu anlamalı. Sadece Batı dünyası konuşmuyor" dedi. ABD Başkanı Bush, İran ile ilgili olarak endişelerini dile getirerek, "Sanırım, ABD İran'ın nükleer silah istediğine inanan ve İran'ın nükleer silaha sahip olmasının, istikrarı büyük ölçüde bozacağını bilen dost ve müttefikleriyle çalışmayı sürdürmeli" dedi.
Yirmi Üçüncü Bölüm: 10.03.2005 tarihli HÜRRİYET gazetesinde çıkan “Annan’dan Suriye’ye ‘Lübnan’dan Çekil’ Çağrısı” başlıklı bir haberde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Suriye'ye Lübnan'daki askerlerini tamamen çekmesi çağrısında bulundu. Annan, İspanya'nın başkenti Madrid'de düzenlediği basın toplantısında, bölgeye bir temsilci göndereceğini belirterek, hem Suriye hem de Lübnan'ı ziyaret edecek olan temsilcinin, tam çekilme için bir takvimle geri dönmesini umduğunu söyledi. Madrid'de bugün düzenlenecek Demokrasi, Terörizm ve Güvenlik zirvesi'ne katılacak Kofi Annan, bölgeye göndereceği temsilcinin adını açıklamadı. Lübnan'daki Suriye birliklerinin mart ayı sonuna kadar Bekaa Vadisi'ne çekileceğini açıklamıştı, ancak Lübnan'dan tamamen çekilmenin ne zaman tamamlanacağını bildiren bir takvim sunulmamıştı.
BM Güvenlik Konseyi'nce geçen yılın eylül ayında alınan 1559 sayılı karar, tüm Suriye askerlerinin hızla Lübnan'dan çekilmesini, Lübnan'daki 1975-1990 iç savaşını sona erdiren 1989 Taif anlaşması da Suriye'nin bu ülkedeki birliklerinin yeniden konuşlanmasını öngörüyor. Bu anlaşma uyarınca, Suriye ve Lübnan'ın birliklerin çekilmesi için bir takvim üzerinde anlaşmaları gerekiyor.
Yirmi Dördüncü Bölüm: 10.03.2005 tarihli bir haberde, Lübnan'da milletvekillerinin büyük çoğunluğu, Ömer Kerami'nin yeniden başbakan atanmasını istedi. Kerami eski başbakanlardan Refik Hariri'nin öldürülmesinin ardından geçen hafta istifa etmişti. Bu gelişmenin ardından Lübnan Cumhurbaşkanı Emil Lahud'un resmen Ömer Kerami'yi başbakan adayı olarak açıklaması bekleniyor. Lahud'un açıklayacağı yeni başbakanın, parlamentoda çoğunluğun desteğine sahip ve Suriye yanlısı bir isim olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Hizbullah'ın dün Beyrut'da düzenlediği Suriye'ye destek gösterisine yarım milyona yakın insanın katılmasının ardından Suriye'nin Lübnan üzerindeki siyasi etkisinin bir süre daha devam edeceği görüşü hakimiyet kazandı.
Aynı konuya ilişkin ve aynı tarihli TÜRKİYE gazetesinde Beyrut kaynaklı çıkan “Lübnan'da Hükümet Krizi.Muhalefet Kerame'nin Başbakanlığına Karşı Çıktı” başlıklı bir haberde de; Lübnan'da muhalefet, Devlet Başkanı Emil Lahud'un yeni hükümeti kurma görevini verdiği Ömer Kerame'nin bir ''ulusal uzlaşma'' hükümetini yönetmeye yetkin olmadığını söyledi. Muhalefetin sözcüsü milletvekili Antoine Andraos, ''Kerame bir ulusal birlik hükümeti kurmaya yetkin değil, çünkü o diğer cepheden, yani Suriye yanlısı cepheden'' dedi. Suriye yanlısı Kerame, hükümeti kurma görevi aldıktan sonra yaptığı açıklamada, tek çıkar yolun ulusal birlik hükümeti olduğunu belirterek, tüm taraflara hükümete katılmaları çağrısında bulunmuş, ulusal birlik hükümetinin kurulamamasının Lübnan'ın yok olmasına yol açacağını kaydetmişti. Kerame, eski Başbakan Refik Hariri'nin öldürülmesinden sonra yoğun protestolar sonucu 28 Şubat'ta istifa etmiş, hükümeti kurma görevi yeniden Kerame'ye verilmişti.
|