| ARIBURNU KAHRAMANLARI VE MUSTAFA KEMAL'İN MÜDAHALESİ
1 25 Nisan sabahı, Arıburnu Azmak Deresi'nden güneydeki Çamtepe'ye kadar uzanan ve hemen hemen 12 km.'yi bulan genişçe bir tepeye yayılmış olan 2. Tabur'un 4. Bölüğüne mahsus toplam iki takımdan biri / Balıkçı Damları'na çıkan düşmanı durdurdu ve Haintepe'deki takım da düşmana ağır kayıplar verdirdi. Anzaklar imşi yallah diye saldırıyorlardı. Ne var ki tepelerinden gelen ateş onları yıldırmış, subaylar erlerini ve erler de subaylarını kaybetmişlerdi. Tam bir ana-baba günü yaşanıyordu. İki takım Türk kahramanı ise hem sayıca çok az olmaları ve mevcutlarının yarısından fazlasını şehit vermeleri ve mermilerinin de iyice azalması sebebiyle Kanlısırt ve Kırmızısırt işgal edilmiştir.
2. 9. Tümen 27. Alay Komutanı Yarbay Şefik Bey Hatıralarında 4. Bölük Komutanı Yüzbaşı Faik'in 25 Nisan için Anlattıklarında diyor ki: 25 Nisan gecesi saat 02.00'de düşman gemilerini gördük. Görenler Bigalı İdris ve Gelibolulu Cemil idi. Durumu hemen Tabur Komutanı İsmet Bey'e bildirdim. Gözetlemeye devam etmem istendi. Bu arada gemiler çoğalmaya başladı. Bu defa ben durumu Tümen Komutanlığına bildirdim. Telefona Asteğmen Nuri çıktı. Kurmay Başkanı ile görüştü ve ne kadar savaş gemisi olduğunu sordular. Tespiti mümkün değildi. Öyle cevap verdim. Konuşma kesildi ve Ay da kaybolunca gemileri göremez olduk.
3. Biraz hareketsiz kaldık ve sonra sahilde ateş başladı. Ben de yedeklerle birlikte Yükseksırt'a geldim ve Taburu tekrar bilgilendirdim.
4. İlk çatışma Haintepe'deki 2. Takım ve sonra ihtiyattaki 3. Takım ile olmuş ve yiğitlerin hemen tamamı şehit olmuştu. Balıkçı damlarındaki 1. Takımın ise 60-70 mevcudu vardı. Haintepe'deki Takım tükenince düşman Yükseksırt'ı işgal etmiştir. Bunu anlayan l. Takım Komutanı Azmak dereağzından Düztepe'ye çıkıp düşmanın önünü kesmek istemiştir. Bu birlik, kendilerine ateş eden Anzakların hemen tamamını öldürmüşlerdir.
5. Balıkçı damlarındaki 1. Takım görevini yapmış ve düşmanın o bölgeden ilerlemesini durdurmuştur. Keltepe'deki 3. Bölük de görevini yapmıştır. Ancak 4. Bölüğün kaybı ağır olmuş ve hemen tamamıyla kendini feda etmiştir. Şimdi sahildeki şehitlik, bu kahramanların anısını taşır.
6. l. ve 3. Taburlar Kabatepe'den tatbikattan dönüp saat 02.00'de istirahata çekilerek uykuya dalmışlardır. Top sesiyle birden uyanan Yarbay Şefik Bey'in konuyla ilgili konuşması şöyledir: "Hemen telefon başına koşup Taburu aradım. Bu top sesleri ne dedim. Düşman Arıburnu'na asker çıkarıyor dediler ve kiminle konuştuğumu hatırlamıyorum. Telefonu bırakıp Alayın hazırola geçmesi için gerekli emri verdim ve hazır hale geldik. Bu arada Tümen Karargâhını aradım. Durumu izah ettim ve bana duruma göre hareket edersiniz dendi. Top sesleri de seyrek seyrek devam ediyordu. Fakat oralardan içimi yakan bir uğultu geliyordu. Bu kesin Piyade taarruzu ve orada bir avuçtan ibaret olan ve yardımdan uzak, Alay arkadaşlarımızın kim bilir ne kadar çok üstün bir düşman karşısında, kim bilir nasıl bir sıkıntı içerisinde vazifelerini yaptıkları inancına kapıldım. İçim yanıyordu. Duramadım tekrar telefona sarıldım ve Kurmay Başkanı Hulusi Bey'e, arkadaşlarımız orada ateş içinde yanıyor, biz daha bekleyecek miyiz? Hareket için emir bekliyoruz" dedim. Hulusi Bey: "Şefik Bey, bu çıkarmanın bir nümayiş olması ihtimali var. Size nasıl hareket emri verebiliriz?" cevabını verdi. Artık dakikalar seneler gibi uzun geliyordu. ihayet saat 05.45'de emir geldi ve Conkbayırı'na hareket edebildik. Cebel bataryama, bizi takip edin emrini verdim. 2 Tabur asker yollardan, tepelerden ve ovalardan yürüyerek Kanlısırt'ın ve Kemalyeri'nin yamaçlarına ulaşmıştık. Hem donanmanın, hem balonun, hem tayyarelerin gözleri önünde ovayı tahminen bir saate yakın uzun bir zaman içinde geçtiğimiz halde bizi ateş altına almadıklarını bir iyi talih ve bir ilâhi lütuf kabul ettim. Gariptir ki o kadar uzun olan yürüyüş kollarımız ancak Kavakderesi'ne girerken gerilerimize donanmanın ateşi başladı. Fakat hangi hedefe ateş ettiğini biz anlayamadığımız gibi muhakkak donanmanın kendisi de bilmiyordu. Rasgele bir cayırtı gidiyordu. Tayyarelerin bizi göremediklerine de şaştım.
7. Yarbay Şefik, Alayı ile Maydos'tan hareket edip iki saat sonra 7.40'ta Kavakdere'ye gelmiştir. Tümen Komutanı, esas çıkarma harekâtını ise Kabatepe'deki Tabur Komutanından saat 04.45'te almıştır.İşte Şefik Bey'i 05.45'te değil de yaklaşık 05.00'te hareket ettirebilseydi, durum çok daha farklı olabilirdi. Ta ki Tabur Komutanının 05.20'de ikinci uyarısı, çıkarmanın ciddi ve yardımın acil olduğu şeklindeydi. İşte Tümen bu ikinci uyandan 25 dakika sonra Alayını harekete geçirebilmiştir. Alay 15 dakika içinde hazırlanıp yürüyüşe geçmiş ve 07.40'da da Kemalyeri'nin batısındaki sırta ulaşmıştır. Taarruz emrini ise 07.55'te yazıp Tümene göndermiş ve Alay 15 dakika istirahat, yayılma-açılma yaparak nihayet 08.30 ile 09.00 arası düşmana saldırıya geçmiştir.
8. Burada 3. tabur Komutanı Halis Bey, Edirnesırtı'nda yaralandı. Kan kaybetmeye başladı. Savaş alanını terketmek istemiyordu. Çünkü Mehmetçikler kendilerinden çok fazla düşmanla savaşıyorlardı. Durum çok ciddi idi ve gittikçe ağırlaşıyordu. Bunun üzerine arkadaşları zorla Sargıyeri'ne aldılar. Arkadaşlarına: "57. Alay buraya gelinceye kadar haberci askerlerden başka hiç kimsenin geriye bir adım atmamasını ve gerekirse hepsinin orada ölerek mevkilerini terk etmemelerini tembih etti. Ancak söz aldıktan sonra Sargıyeri'ne götürülebildi.
9. Mustafa Kemal ise 08.45'te Bigalı'dan hareket edip 09.45'te Kocaçimentepe'ye ulaşmıştı. 10.00'u biraz geçe de Kocaçimentepe'den Conkbayırı'na doğru yürümeye başladı ve burada Balıkçıdamları'ndan Düztepe civarına çıkmış olan sahil gözetleme ve korumasına memur 1. Takım eratı ile karşılaştı. Onlara süngü takıp vaziyet aldırdı. 2. Tabur Komutanına da saat 11.00'de süngü taktırıp Düztepe istikametinde taarruza geçilmesi emrini verdi. 57. Alayın ilk şehitlerinden biri 2. Tabur Komutanı Yüzbaşı Ata Bey idi.
10. İşte bu hal ve görüntü içinde 27. ve 57. Alaylar sağ ve soldan başlattıkları taarruzlarla öğleden sonra Kanlısırt-Kırmızısırt-Bombasırtı çizgisinde gerekli birliği sağlamışlar ve bu arada cepheye 3. Kolordu Komutanı gelerek; 27. Alayı da doğrudan Mustafa Kemal7in emrine vermiş ve Anzakların denize dökülmesini istemiştir. Denize dökülemediler ama Kırmızısırt doğusu ile Kanlısırt-Albayrak sırtlarının geri alınmasıyla iki tümen Anzak askeri perişan edilmiş ve 25 Nisan çıkarmaları tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştı. Buna göre hedefledikleri Kocaçimen çizgisinden daha çok uzaklardaydılar.
11. Burada Avustralyalı yazar Alan Moorehad demektedir ki; 25 Nisan sabahı Anzakların tam Conktepe'yi işgal edecekleri sırada Mustafa Kemal ortaya çıktı. İtilâf Devletleri adına harekâtın en kötü rastlantılarından biri bu deha sahibi, küçük rütbeli komutanın tam o anda, o noktada Conkbayın'nda bulunmasıydı. Çünkü aksi takdirde Avustralya ve Yeni Zelandalılar pekâlâ o sabah Conkbayın'nı ele geçirebilirler ve savaşın kaderi orada, anda belli olurdu. Eğer Boğaza hakim bu tepeler ele geçirilebilseydi; o takdirde Türk savunmasının ta kalbine çok ciddi, hatta hayatî bir darbe indirilmiş olurdu. O gün, Mustafa Kemal içinden taşan bir serdengenlik, hatta zaman zaman tam bir çılgınlıkla savaşmıştır. Devamlı olarak en ön siperlerde dövüşüyordu.
12. Bunların yanında Anzak Tümen Komutanı General Bridges ise; "Vaziyet endişe vericiydi. Zira çıkış plânlan tamamı ile bozulmuş, berbat olmuştu, l. Tugay, kendisine verilen kıyı başını tesis etme görevinin ancak yarısını, o da zorlukla yapabilmişti. Birlikler yollarını kaybetmişler, birbirlerine karışmışlardı. Arazi müşkülâtı da eklenince Anzak Kolordusu'nün durumu tehlikeye girmişti. Saat 15.00'te 15.00'te 7 Anzak taburu perişan bir haldeydi. Subay zayiatı ağırdı. Saat 16.00 raddelerinde Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar geriye atıymışlardı. Manzara dehşet vericiydi."'
13. Zira Bebek 700 gibi bazı tepeler 5-6 defga alınıp verildi. Savaşlar çok kanlı ve çetin, çok acımasız cereyan etti. 27. ve 57. Alaylar sayıca kendilerinden dokuz kat üstün Anzak kuvvetleriyle dövüştü. İlk anda ilerleyenler olmuşsa da tamamıyla imha edilmişlerdir. Böyle ileriye çıkanlardan öğleden sonra sağ kalan olmamıştır. Bu bakımdan Anzak Tümen Komutanı "Manzara dehşet vericiydi" demekten kendisini alamamıştır. Arkasından da "hemen kaçıp gidelim" demişlerdi.
14. İngilizlerin Başkomutanı Hamilton ise İngiltere'ye gönderdiği bir mesajında: "Türk birliklerinin zalimce mukavemetine rağmen 29.000'den fazla asker altı plaj bölgesinde karaya çıktı. En tehlikeli cephedeyiz. Anzak Kolordusu 03.30 ile 08.30 arası sahile 80.000 kişi çıkardı. Zayiatımızın çok ağır olduğu muhakkak. Hedefime varamadım. Harekât başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Elimde iş görebilecek her askeri muharebeye sürdümse de düşman tahkimatı çok kuvvetli olduğundan makineli tüfekleri de pek iyi ve fenni kullandıklarından üzerlerine varılamamıştır. Başarı için çok cephaneye ihtiyaç var.2 Taze iki Tümen isteği ile telgraf sona eriyordu.
15. 26 Haziran 1915 günü, 9. ve 19. Tümenler düşmanı denize dökemediler ama ilerlemesine de meydan vermediler. Ayrıca 77. Alayın kaçak erlerinden 400 kadarı toplanıp, 2. Taburun emrinde yeni bir birlik kuruldu. Turşun'da bulunan 3. Tabur da Conkbayın'na getirilip yedeğe alındı. 26 Nisan günü cepheye Anzaklar 21 piyade Taburu toplarken; Türkler 14 Piyade Taburu toplayabilmişlerdi. Ayrıca karşı tarafın ateş gücü çok fazlaydı. Bu arada Kumkale'deki 15. Kolordudan 33. ve 66. Alaylar, Arıburnu Cephesine intikal ettirilmişti. Şimdi Arıburnu'nda 6 Türk Alayı vardı. Yani bir Kolordu.
16. 27 Nisan günü yapılan Türk taarruzları başarılı olamadı ama düşman da pasif kalmıştı.
17. 28 Nisan günü ise düşmanın Kanlısırt doğrultusunda yaptığı bütün taarruzlar durduruldu. 19. Tümen, 125 Alayın bir taburu ile takviye edildi. Gelibolu'daki 5. Tümen, Arıburnu Cephesine sevk edildi. EnVer Paşa'dan 5. Ordu Komutanlığına gelen mesajda ise takviye için 15. Tümenin İstanbul'dan yola çıkarıldığı bildiriliyordu. ''
18. 29 Nisan günü İngilizler Çanakkale Merkez Hastanelerini acımasızca bombaladılar. 30 Nisan-1 mayıs arası 5. Tümen birlikleri Arıburnu Cephesine intikal etti. 1-4 Mayıs arası yapılan kanlı savaşlarda iki taraf da istenilen neticeye ulaşamadılar. İngilizler bu 9 günlük savaşlarda 2.400 metre uzunluğunda 940 metre derinlikte bir cephe elde edebilmişlerdi.
19. 5 Mayıs 1915 günü Mustafa Kemal, Kemalyeri'ndeki karargâhını Conkbayırı'na taşıdı. Esat Paşa da Maltepe'den Kemalyeri'ne intikal etti. Ayrıca 25 Nisan-5 Mayıs arası Arıburnu Grup Komutanı Mustafa Kemal idi. 5 Mayıs itibarıyla yeni düzenlemeler yapıldı ve Mustafa Kemal 19. Tümen'in başına geri döndü. Grup Komutanı Esat Paşa oldu. Mamafih esas değişiklik 19 Mayıstan sonra gerçekleşti.
20. 6-13 Mayıs arası ise iki taraf da ikmal işleri ile uğraştı. Bu arada 7.500 yedek asker yeni birliklerine katıldı. Burada İngilizlerin 14 Mayıs gecesi Bombasırtı mevzilerine yönelttiği baskın hareketleri hakkında Mustafa Kemal'in şu ünlü sözlerini kaydetmek isterim: "Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasma hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur'an-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebeleri'ni kazandıran bu yüksek ruhtur."
21. Bombasırtı Olayı için, General Hamilton'un Çörçil'e yazdığı not: "Askerlerimiz, yarı sabit tahkimat karşısında, et-kemiğin yapabileceği her şeyi yaptılar. Buna rağmen zaptetmeye kadir olamadılar. Korkarım ki, bu pek kolay hazmedilir bir netice değil, fakat başka çare göremiyorum. Bu itibarla hemen 4 tümen asker istivorum".
22. 14 Mayıs 1915 günü Bombasırtı Savaşlarından sonra 15 Mayıs ile 16 Mayıs ve 17 Mayıs günleri, 18-19 Mayıs Savaşlarının hazırlıkları yapılmıştır. Enver Paşa, 10 Mayıs günü Gelibolu'ya gelmiş, 11 Mayısta cepheleri gezmiş ve 12 Mayısta ise İstanbul'a dönmüştü. 13 Mayısta da denetleme sonucunu gönderdi ve Arıburnu Cephesinde hemen bir taarruz yapılmasını istiyordu. Esat Paşa, taarruza karşı idi. Ama dinleyen olmadı. Bir kere savaş bölgesi 500-600 metrelik bir taarruz cephesi idi. Bu daracık cepheye 50.000 kişi nasıl sığdırılıp da savaşılacaktı? Sonuçta 10.000 kayıp verildi.Sanders, Esat Paşa'nm makûl ve gerçekçi teklifini ret etmeseydi belki bu kadar ağır zayiatımız olmazdı.
23. 17 Mayıs 1915 günü, 16. Tümen birliklerinin tamamı Arıburnu Cephesine yanaştırıldı. 2. Tümen keza. Burada Türk ordusu sayıca üstünlüğü sağlamıştı. Ama ateş gücü itibarıyla bir İngiliz tümeni, üç Türk tümenine eşitti.
24. 18 Mayıs gününün akşamı 2. Tümen, orta bölgedeki 16. ve 5. Tümen birlikleri ile yapmak istediği değişiklik sebebiyle başlayan karışıklık sonucunda çıkan çatışmalarda 2. Tümen etkili olamadı ve başarı şansına kaybetti. 19 Mayıs günü de etkili olunamadı. Halbuki Türk tarafının 50.000 askerine karşılık Anzak kuvvetleri 12.000 kişi idi ve 600 ölü vermişlerdi. Türk tarafının şehit sayısı 5.000'in üzerindeydi. Çanakkale Harekâtında 2. Tümenin askerleri genelde İstanbul Tıbbiyeli öğrencilerdi. Münevverlerimizin en çoğu 19 Mayıs Savaşlarında şehit olmuşlardır. ,
25. 20 Mayıs 1915 günü Yeni Zelanda Tugayı, güney cephesinden geri getirildi. 22 Mayısta ise Bombasırtı'nda bir çatışma yaşandı. Birkaç siper işgal edildi. Fakat 23 Mayısta o siperler geri alındı. 24 Mayıs günü şehit ve ölüler gömüldü. 25-28 Mayıs arası kayda değer bir olay olmadı.
26. 29 Mayıs günü düşmanın saldırısı geri püskürtüldü. 30 Mayıs-16 Haziran arası ciddi bir savaş yaşanmadı. Yalnız 16 Haziran günü 19. Tümen cephesinde kanlı bir çarpışma oldu. Gene 16 Hazirandan 24 Temmuza kadar ciddi bir çatışma meydana gelmedi. Ta ki 24-25 Temmuz günleri Kocaçimen bölgesine bir taarruz oldu ise de 19. Tümeni aşamadılar ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Kısacası Arıburnu cephesinde 25 Temmuzdan Ağustos başına kadar her iki taraf da günlerini hazırlık yaparak geçirdiler.
27. 3 Ağustos 1915 gününün sabahı Anzak Kolordusu 7.000 askerle takviye edildi. 40 top keza. Ayrıca 6 Ağustos günü Anafartalar Bölgesine yapılacak çıkarmayı gözden kaçırmak için 3 Ağustos 1915 günü Seddülbahir bölgelerine aldatma çıkarmaları yaptılar. Ama Türkler uyumuyordu.
28. 6 Ağustos günü bir Avustralya tugayı Kanlıısırt'ta 16. Tümenin 47. alay Cephesine saldırıp işgal etmişti. Bu çizgideki savaşlar 8 ve 9 Ağustos günleri de devam etti ve fakat saldırılar buradaki Türk birlikleri tarafından basan ile püskürtülmüş ve düşman moralmen çökertilmiştir.
29. Kanlısırt, kanlı savaşlarla yıkanırken 19. Tümen Komutanı 7 Ağustos 1915 sabahı elindeki 14. Alayın 1. Taburunu Kocaçimentepe'ye ve son ihtiyatı olan 72. Alayın iki bölüğünü de Conkbayırı'na yöneltti. Komutanına da ne pahasına olursa olsun İngilizlerden önce Conkbayırı-Kurtgeçidi hattının tutulmasını istedi. Böylece İngilizlerin 7 Ağustos günü hedefledikleri Conkbayırı ve Kocaçimentepe geçitleri 72. alayın iki bölüğü tarafından, İngilizlerden önce kapatılmıştır.
30. Ancak savaş bu kadarla sınırlı değildi. 7 Ağustos günü 14. Alayın bir kısım birlikleri Aşmalı dolaylarında çetin savaşlar veriyor ve üstün kuvvetler karşısında bir taraftan da geri çekiliyordu. İşte 14. Alayın iyice sarsıldığı bir sırada 25. Alaydan gelen destekle tehlike geçici olarak atlatılmış oluyordu. Bu arada 9. Tümen Komutanı yaralandı ve cephe gerisine alındı, tümen 4. Tümen Komutanı Cemil Bey'e verildi. Cemil Bey, buradaki durumun nezaketine binaen 11. Alayı Kocaçimentepe'ye getirdi. Sonuç itibarıyla 14., 64., 25. ve 72. Alaylar, İngilizlerin taarruz plânlarının en can alıcı hedeflerini oluşturan Kocaçimen-Conkbayırı hattının ele geçirilmesine mani oldular.
31. 6 ve 7 Ağustos günleri Conkbayırı: Halit-Rıza Tepesi, Pilavtepe ve Keskintepe ve Şahinsırt'ta devam eden savaşlar; 8 Ağustos günü 06.00'da tekrar başladı. Özellikle 14., 64. ve 25. Alay cephelerinde korkunç savaşlar oluyordu. Birbirlerine 25-30 metre yaklaşmışlar ve saldırılar durup dinlenmeden 24 saat devam etti. Sonuçta İngilizlerin Conkbayırı ve Kocaçimentepe'ye yönelik saldırıları kırıldı ve savaşların bu can alıcı bölgesi sanıldığı gibi hiçbir zaman İngilizlerin eline geçmedi.
32. Conkbayın'nda 9 Ağustos 1915 sabahı İngiliz taarruzları tekrarlandı. Ancak iki taraf da çok yorgundu. Bu bakımdan mesafe alamadılar. Ancak Türkler Conkbayırı tepelerinden 7. Tümenin Damakçılık Bayın'na kadar ilerlediğini ve 12. Tümenin de Mestan ve Pınar Tepelerden İngilizleri temizlediklerini görüyorlar ve sevinç çığlıkları atıyorlardı. Kısacası 9 Ağustos günü her iki taraf da bulundukları yerde sanki ertesi günü 10 Ağustos günü yapılacak savaşları beklemeye başlamışlardı.
33. 9 Ağustos günü yapılan düzenlemelerle Kocaçimen ve Conkbayırı kesimindeki birlikler Anafartalar Grup Komutanlığı'na bağlandı. Yani Suvla Limanından doğuya uzanan geniş alana egemen olan Kocaçimen-Conkbayırı bölgesinin sorumluluğu ve komutanlığı Mustafa Kemal'e verildi. O da, 9 Ağustos 1915 günü öğleden sonra Anafartalar Bölgesinden akşamüzeri Conkbayırı'na gelin; 10 Ağustos 1915 günü yapılacak taarruz için 04.30'da taarruza geçilme emri verdi. 10 Ağustos Conkbayırı Muharebeleri, yarımadada o güne kadar geçen süngü muharebelerinin en korkuncu ve en dolgunu olmuştur. Yabancılar bu savaşları anlatırken "Kelimeler Yetersiz, Devler Ülkesinde Devlerle Yapılan Savaşlardı" sözcükleri ile anlatmaya çalışmışlardır.
34. 10 Ağustos Conkbayın Savaşlan'nda 47. Alay Komutanı Binbaşı Tevfık Bey ile 15. Alay Komutanı Yarbay İbrahim Şükrü Beyler şehit olmuşlardır. Anzaklar ise; 15. Taburun hemen hemen bütün subayları ile 400 erini, 14 Taburun 8 subayı ile 250 erini kaybetmişlerdir. Öteki İngiliz taburlarından birisi 2 subayla 47 ere düşmüş ve diğeri 17 subay ile 500 erini kaybetmiştir. Bir başka taburun bütün subay, er ve erbaşları ölmüş veya yaralanmıştı. Kayıp veya esirleri ise 350 kişi idi. Kısacası 6, 7, 8 Ağustos Conkbayın Savaşlan'nda ağır yenilgiye uğrayan İngilizler, 9 ve 10 Ağustos günleri de yenilginin pençesinden kurtulamamışlardır. Yani Conktepe'de Doğu ve Batı Medeniyetleri çarpıştı, Batı Medeniyeti yenildi. Şu da bir gerçek ki; Conkbayırı çarpışmaları her iki taraf için yerleri doldurulması mümkün olmayan yetişmiş insan kaybına mal olmuştur. Yani ülkelerini ileriye taşıyacak aydınların Çanakkale siperlerinde kalması, milletimiz için de yıkım olmuştur.
acilis tarih: 25.02.2003
bu site Türk İslam Ülküsüne bağli
Copyright © 2003 www.Yalniz-kurt.com |
|