| ÇATLI... ÜLKENiN SAVUNMA REFLEKSi Sistem çıkmazının tek çıkışı, devletle millet arasındaki barış köprüsünü oluşturmaktır. Hak eden her ülkenin, tabir yerindeyse Türkiye gibi büyük devlet olma potansiyaline sahip olan her ülkenin "savunma refleksleri" bulunur. Burada önemli olan, söz konusu savunma reflekslerinin, istihbarat örgütleri ve emniyet teşkilatlarıyla karıştırılmamalarıdır. Çünkü bunlar, ister devletin varlığı için hizmet verme olanağına sahip olsunlar ister olmasınlar, maddi ve manevi açıdan karşılığını alırlar ve büyük risklerle bir yere kadar baş ederler. Savunma refleksleri ise ülkenin düştüğü zor durum karşısında devreye girerler. Çatlı teşkilatının ASALA'ya karşı hareket etme operasyonlarında da görüleceği üzere Çatlı grubu, yetkili mercilerin isteği ardından değil, Türklüğe karşı işlenen katliamların arifesinde göreve başlama kararı almışlardır. Yani patates yedikleri dönemlerde! ASALA gerçeğinde ilk kez açıklanacağı üzere, ülkenin savunma refleksleri Devletin bir hizmet kolu olarak görevlere atanmazlar. Devletin makamlarında bulunan kişilerden ziyade ülkeye karşı hizmeti benimserler. Devletle, millet arasında bir köprü oluştururlar. Savunma refleksleri bağımsızdır. Kimseden emir almazlar ancak illegal de sayılmazlar. Ülke menfaati için, ortaya çıkan terörizm tehdidi gibi düşmanca girişimleri bir yandan istihbarat toplayıp, diğer yandan da bunu mümkün mertebe hafifletmek amacıyla belli bir operasyona baş koyarlar. Milli hizmet karşılığında, maddi beklenti içinde olmaları da gözlenemez. Şahsi menfaat gözetmeyen bu oluşumun varlık sebebi, saygınlık duyulması, manevi destek verilmesi ve diğer birimlerce çekinümesi onu sistem çıkmazının tek çıkışı yapan unsurlardandır. Çünkü belirttiğim üzere teşkilat, yetkili mercilerin onlara görev teklifi için ulaşmalarından evvel zaten misyonlarına başlamışlardır. Çatlı teşkilatında gözlemlenen en büyük özellik de bu olsa gerek: milli görevler, yetkililerin telepleri üzerine değil, teşkilatın milli vicdanı sızladığı an başlar. Yani kıyak takımlıların ricası üzerine başlanılan görev, yükte ağır pahada hafif kalır. Çünkü devletin resmi kuruluşlarıyla birlikte hareket etme teklifi, misyondan daha büyük bir önem taşıyamaz. Çatlı teşkilatı, ülke adına yararlı olan hiçbir hizmetten geri adım atmazlar. Risk almak, bedel ödemek savunma refleksleri için bir tehdit unsuru taşımaz, aksine bunlara karşı direnmekten çekinmezler. Yaşadığımız son yüzyılın savunma reflekslerinin başını, yirmi yıl için Abdullah Çatlı ve teşkilatı çekerek, ülkemizin dinamikleri durumuna gelmişlerdir. Bu şimdiyedek görülmüş en uzun dönem ve en istikrarlı oluşumdu. Bazılarının Çatlı korkusu da buraya dayanmaktaydı. Abdullah Çatlı, teşkilatın başını çekmekle kalmamış, bu manevi değere çok yönlü anlamlar katmıştır: Düşmana dahi ihanet etmek (bazıları buna sırtından vurmak diyor) hainlik olarak görülmektedir. Teşkilat bir bütün demektir. Ne Lider Çatlı, ne de bütünleştirici teşkilat birbirinden ayrı hareket etmez. Dolayısıyla Çatlı ile birlikte, teşkilata da çok büyük so¬rumluluklar düşmektedir. Çatlı, O'na gönülden bağlı olanları aynı çatı altında toplamıştır; teşkilat da Çatlı'yı lider olarak tayin etmiştir. Bu da Çatlı'nın sadece bir militan olarak değil, operasyonları sevk ve idare eden bir beyin olarak katılımda bulunduğunu beraberinde getirmektedir.
|