YURT DIŞINDAN FAKS

"Kimseye güven olmaz değil mi güzel kızım?"

Babam, her yurt dışı dönüşünde hem rapor şeklindeki kimyalarla hem de yorgun bir şekilde eve gelirdi. Özel işlerine Duyduğu titizlikten ötürü ne ben sormuş, ne de O bana bu dosyalarda neler olduğunu anlatmıştı. Yine böyle bir dönemdeydik ve babam yurt dışından döneli bir kaç saat olmuştu ki, kendısiyle şirkete gelmemden mutlu olacağını söyledi. Cevap vermeden babamın giyeceği kıyafetleri hazırladım ve beklemekden hoşlanmadığını bildiğim için hemen hazırlandım ve dikildim. Yanından hiç ayırmadığı evrak çantasını elin-kaplığım gibi garajdan arabayı çıkarıp, evin önüne getirdim bazılarına tuhaf gelecek ama babam için ufak da bir şeyler yapmak beni mutlu ediyordu.
Babam , evimizin bahçesinden geçerken, arabamızın sağ kapisini actim ve şımarık bir tutumla
buyurun beyefendi." dedim.
Bugun torpil büyük yerden anladım da, bu durumda arabayi kullanacaksın gibi bir senaryo hazırlamışsın!"
Baba lütven müsade et. Çok dikkatli kullanıyorum billiyorsun Lütven lütfen..."
Derken |riı direksiyon başına geçmiştim bile. Göz ucuyla babamın vereceği tepkiyi izliyordum. Babam beni kolay kolay kırmazdi Tepkisi olumluydu.
GSC adlı şirketimiz tekstil üzerineydi. Şirkete geldiğimizde kapıda bekleyen şoförün müdahale etmesine fırsat vermeden, babamın evrak çantasını aldım ve koluna girerek odasına çıktık. Masasına bıraktığım çantasından titizlikle düzenlenmiş bir dosya çıkardı ve
"Kızım birazdan burası kalabalıklaşır. Elimdeki evrakları saat 10'da Ankara'ya fakslamam gerekiyor. Yoğun olursam hatırlatmayı sakın unutma!" diyordu.
Dediği gibi şirkete bir çok kişi ziyarete geliyordu, iş adamları, sivil polisler, müdürler ya da şimdiye dek hiç görmediğim ağabeyler. Bu ağabeyler bazen dosya teslim alıp ya da dosya teslim ediyorlardı.
Babamın bildirdiği saat geldiğinde benim hatırlatmama fırsat tanımadan, O faksın başına geçmişti bile. Sorumluluklarını aksattığına hiçbir zaman şahit olmadığım babam, işlerinde en çok düzen ve disipline önem verirdi.
"Babacığım bende yardım edeyim mi?"
"Başka bir işte olur, ama bunda hayır." dedikten sonra odasının kapısını kilitlememi istedi. Faksını çektiği sayfaların hepsini bir tasın içine bıraktı ve teker teker hepsini yakmaya başladı.
"Kimseye güven olmaz değil mi güzel kızım?" derken bir yanda da külleri bir poşetin içine boşalttı ve bunları çantasının iç cebine koydu.
Çocukluğumdan bu yana alışık olduğum esrarengiz hayatımızın bu küçük örneğini, hiçbir şekilde garipsememiştim. Babamın her yurt dışı gezisi sonrasında beraberinde getirdiği bu dosyalar, orada bulunduğu süre içerisinde yürüttüğü işler ve tespitlerle ilgili tutulan raporları içeriyordu. Ülkeye karşı planlanan yıkıcı faaliyetler eğer ciddi boyutlarda ise, temeli yurt dışında atılır ve buradan idare edilirdi. Çatlı liderliğindeki teşkilat ise, iki koldan yani hem planlanan yıkıcı faaliyetleri saplayıp, müdahaleler etmek için istihbarat toplanmasını sağlar, hem de harekete geçmek için operasyonları bizzat idare etmeli amacıyla yurt dışına çıkarlardı.
Aslında ailemizin babama duyduğu bu güven, yararlı işler yapdiğini bilmemizden kaynaklanıyordu. Ailede herkesin herkesin ve fikirlerini savunmaya hakkı olduğundan şayet babamin bu konuda yanlış işler yürüttüğünü sezseydik, hiç tereddüt etmeden bunu O'na belli ederdik. Tıpkı arkadaşlarına gösterdiği aşırı kollamadan rahatsız olduğumuzu belirttiğimiz gibi Aslında çevresindekilerden bazıları babamın bunları kollamasina değer kişiler olsalardı, bunda tavır almazdık ama devir
kötüydü. O'nun yapabileceği bir yanlış, tüm doğrularını
götürebilirdi

 

acilis tarih: 25.02.2003
bu site Türk İslam Ülküsüne bağli
Copyright © 2003 www.Yalniz-kurt.com