| SUSURLUK NEDİR
3 Kasım 1996'da Susurluk'ta vuku bulan kazanın ardından kimbilir belki başka tarihte Ankara kazası, Çanakkale kazası vs... de olacaktır. Gelişmekte olan Türkiye'nin bu tür olaylardan geçmesi hangi pencereden bakarsanız farklı gözükecektir. Bu nedenle Abdullah Çatlı'nın vefatıyla birlikte bir çok tartışma meydana gelmiştir.
Derin devlet kavramı felsefidir. Bu yüzden derin devletin ilk tohumları toplum içinden sivrilmiş kişilerin bir araya gelerek, münazara yapmaları sonucunda başlar. Bunlar ya var olan bir devletin gidişatından memnun olmadıkları ve yeni bir oluşumla bunu biçimlendirmek için felsefi anlamda fikirde kulis yaparlar, ya da var olan devleti DEVLET yapmak gibi bir düşünce beslerler ve milli atılımlarla bunu uygulamaya başlarlar.
Derin devlet kavramından Türk halkı yeni haberdar olmuş ve ilk etapta bundan endişe etmiş olabilir fakat bu "olmazsa olmaz" diye nitelendirdiğim bir oluşumdur. Görünürde ki devletin arkasında derin devlet olmaz ise, bu o ülkenin kapasitesini düşürür. Ama önemli olan bir kıstas var: derin devletin ne niyette olduğu? Bu karmaşayı düzenlemek amacıyla birden fazla derin devlet grupları meydana getirilir. Sanki her biri birbirinin kontrol mekanizması işlevini görürler. Tabi burada derin devletlerin birbirleriyle olan mücadeleleri, kavgaları... meydana gelecektir. Türkiye gelişmekte olan bir ülke olduğu için bu kargaşanın önüne ancak gelişme kaydettiği vakit geçebilir.
Susurluk'a hangi pencereden bakıldığı önemlidir. Eğer devlet gerçeğini kavrayamamış bir zihniyet Susurluk'u anlatmaya kalkışırsaki bunları çok dinledik- bunun içinden çıkılamaz ve medyada sıkça dinlediğimiz gibi "Susurluk üçgeni" "Susurluk çıkmazı" "Kamyon devlete çarptı" gibi son derece dar ufuklu ve yanlış düşüncelerle vaktimizi kaybederiz. Bu da tarihe karşı bir hakaret olur. Susurluk'ta kamyon devlete çarpmamıştır. Bir başka derin devlet, Susurluk teorisini yaratmıştır. O kazada Türkiye, Türklük mücadeleri adına liderliği sürdüren bir şahsiyeti kaybetmiştir. Olayın suikast olduğunu düşünürsek, şöyle bir tablo görünebilir: yabancı ülkelerin derin devletleri, Türkiye için mücadele eden Abdullah Çatlı'mn şimdiye dek halka açıklanmamış faaliyetlerinden rahatsız olmuş ve ülkemizde ki bir başka yerli derin devlet ki bunların Çatlı ile husumetleri vardır- işbirliği yapıp memleketi kaosa sürüklemişlerdir. Söz konusu yerli derin devletin vatan hainliği besledikleri de düşünülmemelidir. Vatanperver bir üslupla bakılacak olunursa onlar milliyetçi bir lidere suikast düzenlemişlerdir. Medyanın gözüyle bakılacak olunursa rant kavgası, çetelerle hareket eden devleti sarsmıştır. Derin devletler açısından bakılacak olunursa bu olaylar ülkelerin kaderidir.
Susurluk, Türkiye için bir dönemeçtir. Tıpkı Menderes devri ve ihtilallerde olduğu gibi yabancı güçler yurda kavram kargaşasını sokmuşlardır. Menderes ve ihtilallerde, yurdumuz sağ-sol olaylarıyla resmen hipnotize edilmişti. Susurluk'la devlet-derin devlet kavram kargaşaları gündeme ite kalka sokulmuştur.
Memlekette Susurluk vardır. Ama daha doğrusu memlekette Susurluk'ların olduğudur. Tıpkı her ülkede olduğu gibi.
Kitabın bazı konulannda derin devlet gerçeği hesap soran ifadelerle işlenmiştir. Bir çok yerli derin devlet olduğunu düşünürsek, kullandığım ibarelerin her derin devlet için geçerli olamayacağının da altını çizerek vurgulamak istiyorum. Yurdumuza kahramanca hizmet veren oluşumlar vardır. Bunlan sert ibarelerimin dışında tutuyor ve şayet ucunda milli bir görev varsa basanlarının devamını temenni ediyorum
acilis tarih: 25.02.2003
bu site Türk İslam Ülküsüne bağli
Copyright © 2003 www.Yalniz-kurt.com |
|