İSTENMEYEN YOLCULUK

Hayat buzdan mutluluklardan ibarettir. Fazla gülümsemeye gelmez; mutluluk avuçlarımızın içinden kayıp gider.

içim yine kasvet dolu. Sabahtan bu yana kaçıncı söyleyişim; bismillahirrahmanirrahim, Allah'ım canımızı zalimlerden koru. Yüzümün asık oluşundan, boğazımda düğümlenen hıçkırıklardan dolayı babam da farkına varmış durumda, O'nun bu yolculuğa çıkmasına bir anlam veremediğimi. Babamın valizini almak için dolabını açarken tüylerimin diken diken olup, gözlerimin dolmasına engel olamıyorum, içimden sade¬ce "gitme baba" diye geçiriyorum. Yaşamış olduğumuz hayat beni aşırı şüpheci etmiş olabilir fakat hislerimde şimdiye dek yanılmamış oluşum beni ürkütüyor. Doğruları sezip, gidilmemesi gereken o yolun önünü kesemiyorum. Elle tutulur bir kanıtım yok, bu yüzden susuyorum ve ilk defa özen göstermeden babamın bir haftalık giysilerini valize yerleştiriyorum. Babam tıraşını oluyor, duşunu alıyor, nescafesini her zamanki gibi şekersiz içiyor ve gazeteleri inceliyor, içimden, dizine oturup omuzuna yaslanmak, bazı Pazar günleri O'na torpil geçtiğim gibi sauna seansı sonrası, bol limonlu ve tuzlu maden suyunu hazırlamak, saçlarına bakımını yapmak ve saatlerce susmak bilmeyen çenemle O'nu tatlı tatlı kızdırmayı istiyorum.
Artık babam evden çıkıyordu...
"Meral hakkını helal et. Seni sık sık arayacağım. Selcen hanım, telefon muhabbetlerini azalt ve derslerinle ilgilen. Gökçen, kardeşin sana emanet. Dualarınızı eksik etmeyin. Gelecek hafta buradayım." diyordu.
Babamın gözlerinin içine bakamıyordum. Hakkını helal et babacığım. Bizimki zaten helal...

 

 

 

 

acilis tarih: 25.02.2003
bu site Türk İslam Ülküsüne bağli
Copyright © 2003 www.Yalniz-kurt.com